Son günlerde kamu oyunu yakından ilgilendiren yükseköğretim alanında önerilen kanun taslakla ilgili uzmanlar ve akademikler fikirlerini paylaşmaya başladı. Kanunun taslağının en can alıcı maddelerden biri ise ana dilde eğitim. 

Bazı bölümlerin sadece devlet üniversitelerinde eğitim alınmasına izin erilmesi, Makedonca dışında eğitim veren özel kurumlar için ciddi manada sıkıntı teşkil diyor.  

132/10. madde kapsamında “kamu yararı” gerekçesiyle belirlenen program listesi, açık ve nesnel bir metodolojiye dayanmamaktadır. Bu çerçevede özellikle Türkçe ve Arnavutça eğitim veren kurumların söz konusu alanlarda yeni öğrenci kabulünün engellenmesi, anayasal güvence altındaki ana dilde eğitim hakkı Anayasanın,  48 Maddesi bakımından ciddi tartışmalar doğurmaktadır.

 

Ana dili eğitimi için sıkıntı olan kanun taslağının 132/10. Maddesi şöyle diyor: Genel tıp, eczacılık, veterinerlik, mimarlık, hemşirelik ve ebelik programları, hukuk çalışmaları programları, savunma ve güvenlik programları ile ilköğretim ve ortaöğretim öğretmenliği programları kamu yararına olan eğitim programlarıdır ve yalnızca kamuya ait veya kamu-özel ortaklığına dayalı yükseköğretim kurumlarında düzenlenebilir.

 

Kamu üniversitelerinin söz konusu programları ilgili azınlık dillerinde sunmaması halinde:

  • Öğrenciler ana dillerinde eğitim hakkını fiilen kaybedebilecek,
  • Gelecek kuşaklar belirli meslek alanlarına erişimde dezavantajlı konuma düşebilecektir.

Bu durum, özellikle düzenlenmiş mesleklerde (sağlık, hukuk, eğitim, mimarlık vb.) azınlık topluluklarının temsiliyetini azaltarak yapısal eşitsizlik riskini artırmaktadır.

Yükseköğretim Kanunu Taslağı, kaliteyi artırma ve Avrupa standartlarına uyum hedefiyle hazırlanmış olmakla birlikte; kurumsal eşitlik, akademik özgürlük, rekabet, hukuki güvenlik ve azınlık hakları bakımından kapsamlı bir yeniden değerlendirmeyi gerektirmektedir.

Eğitim sisteminde sürdürülebilir reform; mülkiyet temelli dışlama yerine kalite temelli akreditasyon, ölçülülük ilkesi, eşitlik ve anayasal güvencelere dayalı bütüncül bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır.

 

Advert