Aile hayatı ile akademik kariyeri bir arada yürütmek büyük bir özveri gerektirir. Üç çocuk annesi olan ve kısa süre önce Arap Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan Mevlude Limani, tüm zorluklara rağmen eğitiminden vazgeçmeyerek kendini geliştirmeyi başarmış bir isim. Hem annelik hem öğrencilik sorumluluğunu başarıyla sürdüren Limani, azmi ve kararlılığıyla örnek oluyor.

Sizi tanıyabilir miyiz?

Ben Mevlude Limani, 31 Aralık 1991 doğumluyum ve üç çocuk annesiyim. İlkokulu Yane Sandanski İlkokulu’nda, liseyi ise İsa Bey Medresesi’nde tamamladım.Üniverste eğitimimi Kalkandelen Üniversitesi’nde alarak Şarkiyat Bölümü Arap Dili ve Edebiyatı dalından kısa bir zaman önce mezun oldum.

Bu bölümü seçmenizdeki en önemli etken neydi?

Beni bu bölüme yönlendiren en önemli etken; dile, dine ve kültüre duyduğum derin meraktı. Arapça benim için sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda köklü bir medeniyetin kapısını açan bir anahtar gibiydi. Klasik ve modern metinleri orijinalinden okuyabilme fikri beni çok etkiledi. Ayrıca Osmanlıca ve Farsça derslerinin de olması ilgimi artırdı. Bu bölümü seçmemdeki amaç sadece bir dil öğrenmek değil, yeni bir dünyayı keşfetmekti.

Üniversite süreciniz nasıl geçti?
Kalkandelen Üniversitesi’ndeki eğitim sürecim oldukça verimli geçti. Arap dili üzerine aldığım yoğun eğitim sayesinde dil becerilerimi önemli ölçüde geliştirdim. Hocalarımın bu süreçte büyük katkısı oldu. Düzenli okuma alışkanlığı, kurslara katılım ve yaz dönemlerinde Türkiye’ye gitmek beni çok geliştirdi. Bu deneyimler hem kendimi daha iyi ifade etmemi sağladı hem de farklı kültürleri tanımama katkıda bulundu.

Aldığınız eğitimin hayatınıza katkıları neler oldu?
Arap Dili ve Edebiyatı eğitimi bana hem akademik hem de manevi açıdan büyük katkılar sağladı. Dil becerilerimin gelişmesiyle birlikte metinleri daha iyi anlama ve kendimi ifade etme yeteneğim arttı. Dini açıdan ise Arapça öğrenmek, Kur’an-ı Kerim’i ve diğer İslami kaynakları daha derin anlamamı sağladı. Ayetleri ve duaları anlayarak okumak ibadetlerime daha fazla bilinç ve huzur kattı.

Hem üniversite okumak hem de çocuk büyütmek zor oldu mu?
Evet, iki farklı dünyayı aynı anda yaşamak gibiydi. Bir yanda dersler ve sınavlar, diğer yanda çocuklarımın ihtiyaçları vardı. Bu dengeyi kurmak kolay olmadı ama zamanla kendi düzenimi oluşturdum. Bazen kendime vakit ayırmak zor oluyordu. Ancak eşimin ve çocuklarımın desteği bana güç verdi ve daha azimli olmamı sağladı.

Çocuklarınıza hangi değerleri aşılamaya çalışıyorsunuz?
Çocuklarıma en çok saygı, dürüstlük ve sorumluluk duygusunu aşılamaya çalışıyorum. İnsanlara karşı nazik ve anlayışlı olmalarını, her zaman doğruyu savunmalarını önemsiyorum. Aynı zamanda eğitimin önemini anlatarak çalışmanın, sabrın ve azmin başarıya götürdüğünü öğretmeye gayret ediyorum.

Gelecek hedefleriniz nelerdir?
En büyük hedefim hem iyi bir anne hem de başarılı bir birey olabilmek. Eğitimimi en iyi şekilde tamamlayarak mesleğimde ilerlemek ve çocuklarıma güzel bir örnek olmak istiyorum. Arapça alanında kendimi geliştirmeye devam ederek ileride bu bilgimi hem eğitimde hem de meslek hayatımda kullanmayı hedefliyorum.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Bu röportajda bana yer vererek beni onurlandırdığınız için çok teşekkür ederim.