Şu günlerde ülkemizde bir mutluluk, bir heyecan, bir gurur havası hakim. Sebebi de çok önemli. Devletimizin bağımsızlığını tanıyan ilk ülke anavatanımız ve 25. yılı kutlamaları. En önemlisi de bu iki devlet bir gün bile küs kalmaması, her zaman birbirine destek, en zor anlarında yanında olmaları.
Biri acı yaşarken diğeri acısını paylaşıyor, biri başarıyı kutlarken diğerinin mutluluğu gözlerinden okunuyor. Ve bütün bunları geliştirmek için köprü olan biz, Makedonya Türkleri. Anavatanımız, bir gün bile olsun bizi unutmayan, her konuda yardımını eksik etmeyen ve en küçük bir eksiğimiz olduğunda yardımımıza koşan kocaman bir Türkiye.
Böyle bir dünya gücünü arkanda aldığında kimseden korkma korkusu kalmaz. Verdiği her türlü destekle ülkemiz dimdik ayakta. Bağlar daha da güçleneceğine inanıyorum. Türkiye, hiçbir zaman ülkemizi yalnız bırakamayacak.
Bu bağı güçlendirmek için sporcular da katkısını sağlar. Pero Antiçler, Oktay Mahmutiler, Petar Miloşevskiler. Ve daha birçoğu. İster basketbol, ister futbol. İster voleybol, ister hentbol. Ama Petar Naumoski’yi de unutmamalıyız.
Bu işbirliği bağımzıslığın ilk günlerinden başladı. İki taraflı birçok sporcu gidip geldi. Makedonya sporunu kaldırma niyetiyle Türk sporcuları Makedonya’ya gelip katkı sağladı.
Ama çok yetenekli Makedon sporcusu da Türk takımlarının formasını giydi, başarıları için yeteneklerini sahaya sergiledi. Gyore Yovanovski, Samsunspor’un hem formasını giydi hem bu takımın başında görev aldı. Artim Şakiri, İgor Nikolovski, Muharem Muharem vb. Bunlardan her biri Türk futboluna katkı sağlamıştır.
Bu dönemde ise basketbolcu Pero Antiç, koç Oktay Mahmuti, voleybol antrenörü Yoşko Milenkoski, İbrahim Üzülmez’in sağ kolu Slavçe Voyneski. Ve şu anda aklıma gelmeyen daha birçoğu. Hepsi Türk sporun ilerlemesi için çalışmakta. Hatta, Milenkoski’yi milli voleybol takımının başına getirilme adımı bu ilişkileri daha da güçlendiriyor.
Çok mutlu bir hafta yaşarken, Anadolu Efes mutluluğa mutluluk kattı. 7 numaralı formayı gökleri kaldırdı. Artık 7 numaralı formayı kimse giyemeyecek, o efsane numara sadece Makedon basketbolcusu Petar Naumoski’ye ait özel bir numara. Efsane basketbolcuya müthiş bir davranış yapılıp, yüzyılın basketbolcusu olan Naumoski’nın forması Abdi İpekçi spor salonunda dalgalanacak.
İki dönem Efes Pilsen, bir yıl da Ülkerspor’da forma giyen Pece, çok büyük başarılara imzasını attı. Özellikle Efes’in Koraç kupasını kazandığı yıl, Namık Polat’ın katkısı çok büyük. Öyle ki, Makedonya basketbol federasyon başkanlığını yürüten Petar Naumoski, Türk basketbolun efsaneler arasına girmeyi başardı.
Bu anlamlı törende, efsane takımın tüm oyuncuları yer aldı. Makedon basketbolcuya verilen onur için takım arkadaşları, koçlar ve kulüp yöneticileri de yanındaydı. Demek ki, Petar Naumoski Türk basketboluna çok büyük emek vermiş, teşekkür etmek için de herkes yerini aldı.
Bu müthiş gecenin ardından efsane yedi efsaneler içine girdi, Türk-Makedon bağları ise daha da güçlendi. Yeni adımlar, yeni projeler masada. Bu bağ hiçbir zaman kopmaması için iki eski takım arkadaşı, şimdi ise federasyon başkanları olarak becerilerini masaya koyacaklar. Umudumuz her iki efsane basketbolcu başarılara başarı katar.





