Bir şairi tanımak, sadece şiirlerini okumak değildir. Onun hayatına, fikir dünyasına, yaşadığı coğrafyaya ve kelimelerini besleyen tarihî hafızaya da tanıklık etmektir. Çünkü bazı şairlerin dizeleri sadece kendilerine ait değildir, içinden çıktıkları milletin acılarını, umutlarını, göçlerini ve geleceğe dair özlemlerini de taşır. Balkan Türk edebiyatının kıymetli isimlerinden İlhami Emin, bu yönüyle salt bir şair değil, aynı zamanda bir coğrafyanın hafızasını kalemiyle geleceğe aktaran çok yönlü bir kültür insanıdır.
Yeni Balkan Yayınları tarafından neşredilen “Gülkaya: İlhami Emin - Hayatı, Sanatı, Eserleri” adlı çalışma, İlhami Emin’i farklı yönleriyle tanımak isteyen okuyucular için önemli bir kaynak niteliğindedir. Nazlı Rânâ Gürel ve Zeki Gürel tarafından hazırlanan eser, yalnızca bir hayat hikâyesi sunmakla kalmıyor aynı zamanda Balkan Türk edebiyatının yakın dönem hafızasını da kayıt altına almaktadır. 8 Ağustos 1931 tarihinde, o dönem Yugoslavya Krallığı sınırları içinde bulunan Radoviş’te dünyaya gelen İlhami Emin, 28 Nisan 2020’de Üsküp’te hayata veda etti. Ardında şiir, hikâye, roman, tiyatro, deneme, çeviri, gazetecilik ve hatıra türlerinde şekillenen zengin bir edebî miras bıraktı. İlhami Emin denildiğinde akla ilk olarak şiir gelir. Ancak onu sadece şair kimliğiyle değerlendirmek, edebî kişiliğini daraltmak olur. O aynı zamanda hikâyeci, romancı, tiyatro yazarı, denemeci, gazeteci, çevirmen ve kültür adamıdır. Hayatını Türkçeye, Balkan Türk kültürüne ve insanı merkeze alan bir sanat anlayışına adamıştır.
Gülkaya adlı eserin en dikkat çekici yönlerinden biri, İlhami Emin’i tek bir yönüyle değil, bütünlüklü biçimde ele almasıdır. Kitabın ilk bölümlerinde çocukluk yıllarından başlayarak eğitim hayatına, sanat anlayışına ve edebî kişiliğine uzanan kapsamlı bir biyografi sunulmaktadır. Böylece okuyucu yalnızca şairin eserleriyle değil, bu eserlerin oluştuğu hayat şartları ve düşünce dünyasıyla da tanışmaktadır.
Eserin asıl zenginliği ise İlhami Emin’in farklı türlerde kaleme aldığı metinlerden geniş seçmeler sunmasında ortaya çıkmaktadır. Şiirleri, hikâyeleri, tiyatro eserleri, denemeleri, bildiri metinleri, gazete yazıları, hatıraları ve söyleşileri aynı kitapta bir araya getirilmektedir. Bu sayede okuyucu, yalnızca İlhami Emin hakkında bilgi edinmekle kalmamakta onun kalemini, dilini ve dünyaya bakışını doğrudan tanıma imkânı bulmaktadır. Kitabın son kısmında yer alan “İlhami Emin İçin Ne Dediler?” başlıklı bölüm de ayrı bir önem taşımaktadır. Türkiye’den ve Balkanlardan akademisyenlerin, şairlerin ve yazarların değerlendirmeleri, İlhami Emin’in salt Kuzey Makedonya’da değil, daha geniş bir edebî ve kültürel çevrede nasıl karşılandığını göstermektedir. Bu yazılar, onun Türk dünyasındaki saygınlığını ve edebî etkisini farklı bakış açılarıyla ortaya koymaktadır.
Kitabın başındaki “Söz Başı” bölümünde yer alan şu dizeler ise âdeta İlhami Emin’in sanat anlayışının özeti gibidir:
“Önce selam ver... Sonra söz et...”
Bu kısa fakat anlam yüklü ifade, kültürümüzde köklü bir yere sahip olan “Evvel selam, ba’de’l-kelâm” anlayışını hatırlatır. İlhami Emin, daha ilk sözlerinde nezaketi, saygıyı ve insanı merkeze alan bir iletişim biçimini öne çıkarır. Belki de bu birkaç kelime, onun tevazu yüklü tavrını, insan sevgisini ve hayat felsefesini anlamamız için yeterlidir. İlhami Emin’in eserlerinde insan daima merkezde yer alır. Balkanların acıları, göçler, savaşlar, barış özlemi, çocuklar, doğa, Üsküp, Rumeli ve Türkçe onun edebî dünyasında iç içe geçer. Şiirlerinde salt ferdî duygular değil, bir milletin ortak hafızası da yankılanır.
Bu nedenle İlhami Emin’i okumak, yalnızca bir şairin dizeleriyle karşılaşmak değildir. Aynı zamanda Balkanların çok katmanlı tarihine, kültürel çeşitliliğine ve insanlık hâllerine yaklaşmaktır. Onun eserlerinde coğrafya sadece bir mekân değil, yaşayan ve konuşan bir hafıza hâline gelir.
“Gülkaya: İlhami Emin - Hayatı, Sanatı, Eserleri”, bu büyük sanatçının dünyasına açılan güvenilir bir kapıdır. İlhami Emin’i ilk kez tanıyacak okuyucular için sağlam bir başlangıç sunarken, onu daha önce okumuş olanlara da eserlerini daha geniş bir bağlam içinde değerlendirme imkânı vermektedir. Bugün Balkan Türk edebiyatı üzerine çalışan araştırmacılar, lisansüstü öğrencileri, öğretmenler ve edebiyat meraklıları için bu çalışma önemli bir başvuru kaynağıdır. Yeni Balkan Yayınları’nın bu tür kapsamlı eserleri okuyucuyla buluşturması da kültürel hafızamızın korunması ve gelecek nesillere aktarılması bakımından son derece kıymetlidir.
Balkanlarda yüzyıllardır yaşayan Türkçenin sesi, sadece hafızalarda değil kitaplarda, şiirlerde ve hikâyelerde yaşamaya devam etmektedir. Her kitap geçmişten geleceğe uzanan bir kültür köprüsüyse, Gülkaya da İlhami Emin’in dünyasından bugünün okuyucusuna ulaşan güçlü köprülerden biridir. İlhami Emin’in şiirlerine, düşünce dünyasına ve Balkan Türk edebiyatındaki yerine daha yakından bakmak isteyen herkesin bu eseri kitaplığına eklemesi gerektiği kanısındayım.



