Merkez Jupa’da üç dönemdir belediye başkanlığı görevini sürdüren ve yeni dönemde seçime tek aday olarak giren Ariyan İbraim, yönetim sürecini ve gelecek planlarını Yeni Balkan Gazetesi’ne anlattı. Başkan İbraim mülakatta; altyapıdan eğitime, çevre düzenlemelerinden sosyal projelere uzanan stratejik vizyonunu ve yeni dönem hedeflerini detaylarıyla paylaştı.
Sayın Başkan, Merkez Jupa genelinde yürüttüğünüz yol ve altyapı seferberliğinde gelinen son noktayı ve ulaşılan hedefleri bizlerle paylaşır mısınız?
- Yol, sadece bir ulaşım aracı değil; bir beldenin dünyaya açılan kapısıdır. Bizim için bu bir tercih değil, halkımıza olan asli borcumuzdu.
Merkez Jupa Belediyesi olarak 'ulaşılamayan nokta kalmayacak' hedefiyle çıktığımız yolda, bugün itibarıyla planladığımız tüm güzergâhları asfaltla buluşturmuş olmanın huzurunu yaşıyoruz. Sadece yerel yollarda değil, bölgesel statüde olup uzun yıllar bakım bekleyen yollarda da devrim niteliğinde adımlar attık.
Bu süreçte stratejik bir planlama yürüterek; Melniçan’dan Merkez Jupa’ya kadar olan 8 kilometrelik ana hattı, Breştanik yönündeki 4 kilometrelik güzergâhı ve birbirine bağlanan Breştanik-Kocacık (3 km), Kocacık-Novak (3 km), Novak-Elesa (3 km) ve Elesa-Dılgaş (3 km) arasındaki tüm yolları yeterli bir görünüme kavuşturduk.
Hizmet siyasetimizi köylerimizin en ücra noktasına kadar taşıdık. Bu kapsamda; Balansa’da 1 kilometre, Gorentsa’da 500 metre, Büyük Papranik’te 1,5 kilometre yol çalışması yaparken, göl kenarına uzanan 3,5 kilometrelik hattı halkımızın hizmetine sunduk. Keza Küçük Papranik’te göle kadar uzanan 5 kilometrelik güzergâh ile Tsırnobotsayolundaki 1 kilometrelik kesimi de tamamladık.
Vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak için köy içi sokaklarımıza da aynı özeni gösterdik. İhtiyaca göre kimi yerde asfalt, kimi yerde beton parke kullanarak; Bayramovtsa’da 1 kilometre, Merkez Jupa’da 3 kilometre, Jitlenik’te 2 kilometre, Pralenik’te 1,5 kilometre, Kocacık köy içi sokaklarında 2,5 kilometre ve Broştitsa’da iki etap halinde toplam 2 kilometrelik çalışmayı başarıyla neticelendirdik.
Şu an itibarıyla Ocovtsa başta olmak üzere, önümüzdeki dönem için tüm projelerimiz ve programımız hazır durumdadır. Belirlediğimiz takvim dâhilinde, asfaltlama çalışmalarımıza yeni etaplarla devam ederek Merkez Jupa’nın her köy sokağını güzelleştirmeyi sürdüreceğiz.
Gençlik ve spor yatırımlarınızda bugüne kadar neler yaptınız ve sonuçları nasıl oldu?
- Gençlik bir belediyenin sadece bugünü değil, ruhudur. Gençlerini ihmal eden bir yönetim, geleceğini de kaybetmiş demektir. İnşa ettiğimiz ilk kapalı spor salonu ve modernize ettiğimiz sahalar, gençlerimizin enerjisini doğru yöne kanalize etme gayretimizin sonucudur. Onların sporla, eğitimle ve disiplinle büyümesi, Jupa’nın yarınlarının teminatıdır. Biz gençlerimize sadece tesis değil, bir özgüven alanı inşa ediyoruz.

Halkınızın büyük kısmının gurbette yaşamasını bir gurbetçi gözüyle nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Gurbet sorusuna cevap vermek, aslında insanın kendi kalbine ayna tutması kadar zordur. Bakınız, 30 yıl önceki ihtiyaçlar ile bugünün tercihleri farklılık gösterse de memleket özlemi değişmez. Bugün karşı karşıya olduğumuz tabloyu doğru okumamız gerekiyor: Artık 'gurbet' kavramı yerini maalesef tam bir 'göç' olgusuna bırakmış durumda. Eskiden çalışmaya gidilir, bir süre sonra dönülürdü; ancak bugün gurbet, artık ailece bir gidişe, yerleşmeye dönüşüyor. Sosyolojik bir gerçekle yüzleşiyoruz; bugün İtalya’dan diğer Avrupa ülkelerine kadar pek çok coğrafyada kardeşlerimiz, akrabalarımız ve ailelerimiz yaşıyor.
Açık yüreklilikle ifade etmeliyim ki; yerel bir yönetim olarak, küresel etkileri olan bu büyük göç dalgasını tek başımıza ve kısa sürede durdurmamız oldukça zor. Çünkü bu, sadece belediyecilik hizmetleriyle değil, ekonomik ve sosyal pek çok makro dengeyle ilgili bir durum.
Evet, bir zamanlar ben de birçoğumuz gibi imkânlar doğrultusunda İtalya’ya gitmiştim. Orada düzenimi kurmuş, ailece yerleşmeyi planlamış ve yasal tüm haklarımı almıştım. Hâlâ da o kapılar bana açıktır. Ancak bir noktada, ruhumdaki o sessiz feryadı duymaya başladım. Kendi kendime; "Bu topraklara, bu halka karşı bir borcum yok mu?" diye sordum. İtalya’daki konfor, memleketimdeki eksikliklerin yarattığı vicdan azabını dindirmeye yetmedi. 2008 yılında, bir daha terk etmemek üzere Jupa’ya döndüm. 2013’te belediye başkanı seçildiğimde ise bu dönüşün sadece bir fiziksel yer değişikliği değil, bir "hizmet yemini" olduğunu anladım. Buradaki kardeşlerimizin derdiyle dertlenmek, onların hayatına dokunmak benim vicdanımı teskin eden en büyük ilaç oldu. Bugün çok net ifade edebilirim ki; eğer dünyada gerçek bir mutluluktan söz edeceksek, benim mutluluğumun adresi de, kaynağı da Merkez Jupa’dır. Ben burada, halkımın yanındayken kendimi tam ve huzurlu hissediyorum.
Ailenizden uzakta olmak sizi zorlamıyor mu?
- Sakinlik, hizmet bekleyen bir halk için pasif kalmaktır. Benim için Jupa, sadece bir görev yeri değil; ailemdir, vatanımdır. Çocuklarımın uzak oluşunun yarattığı boşluğu, halkıma hizmet ederek dolduruyorum. Kondisyonumu ve disiplinimi koruyarak, yarına bırakılmış her projeyi tamamlamak benim en büyük motivasyonumdur. Biz kaderimize inanır, halkımızın rızası için çalışırız.
Jupa’yı bir cazibe merkezine dönüştürme planınızın neresindesiniz?
- Jupa, doğanın ve tarihin bize sunduğu eşsiz bir hazinedir. Dünyanın en kaliteli peynirlerinden birini üreten mandıralarımıza giden yolları açarak üreticimizin önündeki engelleri kaldırdık. Göl kenarına ulaştırdığımız turizm yolu ise bir hayaldi, gerçek oldu. Başta kimsenin inanmadığı bu projeler, bugün hem yerli hem yabancı turistlerin uğrak noktası. Ancak turizm vizyonumuz sadece doğa ile sınırlı değil. TİKA tarafından inşa edilen Kocacık’taki Ali Rıza Efendi Anı Evi, bizim dünyaya açılan manevi kapımız ve kültür turizmindeki en büyük potansiyelimizdir. Ata yadigarı bu mirası turizm rotamızın kalbine yerleştirdik. Biz Jupa’yı üretimin merkezi, doğanın dinlenme durağı ve tarihin canlandığı bir kültür rotası yapmaya kararlıyız.
Kamu binalarında güneş enerjisi ve modern çöp toplama sistemleri ile ilgili yorumunuz nedir?
- Kesinlikle. Modern belediyecilik sadece inşa etmek değil, korumaktır. Okullarımıza ve belediye binalarımıza kurduğumuz 51 kWh’lık fotovoltaik sistemlerle doğayı korurken ekonomimize de katkı sağlıyoruz. Çöp toplama planlarımızı tüm köylerimizi kapsayacak şekilde modernize ettik. Biz doğadan aldığımızı, doğaya zarar vermeden geri vermekle mükellefiz.
Türkiye, özellikle TİKA ile ilişkileriniz çok güçlü. Bu iş birliği Jupa’ya ne katıyor?
- Türkiye sadece stratejik ortağımız değil, gönül coğrafyamızın kalbidir. TİKA ile belediyecilik kaslarımızı güçlendirirken, YTB ve Türkiye Bursları ile asıl büyük yatırımı geleceğimize yapıyoruz. Bu bursların kıymetini bizzat tecrübe etmiş biri olarak söylüyorum; gençlerimiz Türkiye’de dünya vizyonu kazanıp memleketlerine hizmet aşkıyla dönüyorlar. Buna yanı başımızdaki Uluslararası Vizyon Üniversitesi’nin sağladığı ana dilde eğitim imkanını da eklediğimizde, Jupa bir eğitim üssüne dönüşüyor. İster Türkiye’de ister burada yetişsin; hedefimiz nitelikli ve vizyoner bir nesil. Çünkü inanıyoruz ki; en kalıcı yatırım betona değil, beyinlere yapılandır. Biz Jupa’nın aydınlık geleceğini bu ilim köprüleriyle inşa ediyoruz.
Yeni Balkan Gazetesi ailesi olarak, bu samimi mülakat ve paylaştığı değerli görüşleri için Sayın Ariyan İbraim’e teşekkürlerimizi sunuyoruz. Merkez Jupa halkının huzur, refah ve mutluluk dolu bir geleceğe doğru attığı emin adımların daim olmasını temenni ediyoruz.


