Tüm dünyada 1,1 milyar kişinin sigaraya bağlı hastalıklar yüzünden yaşamlarını yitirdikleri  bilinmektedir.Vücudun birçok sistemine zarar verdiği kanıtlanan sigaranın ağız dokularına  lokal ve sistematik etkisi olabilir.

Öncelikle sigara  kötü ağız kokusuna neden olmakla beraberinde aşırı diş  plak oluşumuna sebep olur ve sigaradan kaynaklı ekzojen renklenme (pigmentasyonlar ) özellikle dişlerin uç yüzeylerinde  görülür. Diş hekiminin yaptığı polisaj işlemi ile temizlenen dişler, sigara içilmeye devam edildiği müddetçe  hasta bu lekelere maruz kalacaktır.

Dişetlerinde melanin pigmentinin birikimi   sigara tütününün  içerisindeki bazı komponentlerin melanositleri  uyarması sonucunda etkili olduğu düşünülmektedir. (melanin pigmentasyonu) hastalarda özellikle gülme hattında olan dişetlerinde estetik baklımından rahatsızlık verici bir tablo ortaya çıkar.

Lokal ve sistematik antibiotik kullanımı,kimyasal ajanlar,sindirim sistemi hastalıkları yanı sıra aşırı sigara tüketen kişilerde siyah kıllı dil görüntüsü seyreder ve genellikle semptomları yoktur.

Özellikle sigara tütünü çiğneme alışkanlığı olanlarda tütünün tutulduğu yerde tütün kesesi oluşur ve bu formasyonun derecesi tütün kullanımı ile doğru orantısı vardır.

Sigara içindeki karbonmonoksit oksijene oranla hemoglobine daha fazla bağlanma kapasitesine sahiptir. Bu özelliğine dayanarak oksijenin dokulara dağılımını azaltır ve normal yara iyleşme sürecini olumsuz yönde etkilediği  için  ağız içinde herahangi bir cerrahi işlem  yapıldığı   zaman örneğin diş çekimi,yada implant yerleştirilmesi   hastanın ilk  12 saat boyunca ve yara iyleşene kadar en az bir hafta süre içinde sigara kullanmamaları tavsiye edilir.

Sigara içenlerde gingivitis (diş eti iltihabı) ve periodontitisin (dişi çevreleyen dokuların iltihabı), içmeyenle oranla daha şiddetli olduğunun birçok araştırmada kanıtlanmıştır.

Akut nekrotizan ülseratif gingivit (aku nekröz ülser dişeti hastalığı) dişeti kenarlarının ,dişler arasındaki diş etinin  iltihabı ile sonuçlanır ve özellikle  yoğun stres,yetersiz ağız hijiyeni ve sigara kullanımı ile tetiklenir. Bu hastalığı olanlarda dişetleirinde ülserasyon alanları,şişkinlik,yoğun ağız kokusu ,hasta ağzında metalik tattan ve ağrıdan şikayet eder.

Lökoplaki  hastalığın belirtileri tükürük zarlarında veya ağız boşluğunda görülmekte ve yanak içlerinde, damakta, diş etlerinde, dilde, yutak duvarında ve bazen de hançerede, beyaz ya da mavimtrak kalınlaşmış alanlar olarak belirmektedir.

 Hastalık kadınlardan çok erkeklerde görülmektedir özellikle yirmi ile altmış yaşları arasında olanlarda. Ancak, son yıllarda kadınlar arasında da sigara içenlerin sayısı artınca, hastalık da o oranda kadınlar arasında da artma eğilimini göstermektedir.

Bu lökoplaki hastalığının çok kez hiçbir belirtisi yoktur ve hastalık kazara hastanın kendisi tarafından fark edilmekte veya doktor ya da diş muayenesinde meydana çıkabilmektedir önemi olan malignite  oranı yüksektir.

Sigaranın yol açtığı zararlardan biri olan ağız kanserlerinin %75’inde sigara  alışkanlığı olduğu saptanmıştır. Sigara içmek dudak, damak, yanak ve diş etlerinde ağız kanserlerine de zemin hazırlamaktadır.

Sigaradan kaynaklanan  ağız karsinomunun  en önemli septomları –belirtileri şunlardır: ağızda ağrısız şişlik oluşumu, ilerlemiş durumlarda dokuların yıkıma uğramasıyla geçmeyen ağrılar,  ağız içinde beyaz- kırmızı odaklar, yutkunma güçlüğü, konuşma zorluğu,  ağız içinde kanama ,çeneyi açmada güçlük yaşamak.

 Unutmamalıyız ki  sigarayı brakmak  ile sağlıklı bir vücut ve ferah bir nefes,  beyaz dişler, sağlıklı dişetleri, kaliteli bir yaşama tekrar merhaba deme şansımız  vardır.

Advert