Seçimlere “Makedonya’nın Yenilenmesi” sloganıyla başlayan VMRO-DPMNE koalisyon ortağı Türk Milli Birlik Hareketi Genel Başkanı Erdoğan Saraç, gazetemize röportaj verdi. Saraç, milletvekili adayları, seçim vaatleri ve Türkiye’yle ilişkiler alanında önemli mesajlar verdi.
TMBH’nin vaatleri
TMBH olarak Türklere yönelik çalışmalarını anlatan Saraç, “Parti olarka koalisyon ortağımızın yayınlandığı ve tüm vatandaşları kucaklayacak bin proje yayınladı. Bizim de 25 sayfalık bir programımız var. Türk soydaşlarımıza yönelik programımızda da ısrarcıyız. Türklerin geleceğiyle ilgili, kalıcı olması manası taşımaktadır. Bunları, iktidarımızdaki dört yılda gerçekleştireceğimize eminiz” dedi.
Vaatlerinin ekonomi, eğitim, kültür ve Makedonya-Türkiye ilişkileri gibi ana başlıklar etrafında toplandığını kaydeden Saraç, “2020-2024 dönemi Makedonya’nın yeniden imarı dönemi olacak. Yatırımlar ve vergiler alanında ciddi reformlar düşünüyoruz. bunun yanında Makedonya ve Türkiye arasındaki serbest ticaret anlaşmasının tarım ve gıda ürünleriyle ilgili yeniden incelenmesi ve serbestleşmesi yönünde çalışmalarımız olacak. Türk yatırımcılarının sorunlarıyla yakından ilgileneceğiz. Ortaklarımızla Turizm Bakanlığı kurulmasını görüşeceğiz. Türkiye’yle turizm alanındaki işbirliğini arttırmak istiyoruz. Türklerin yaşadığı bölgelerdeki altyapı sorunlarıyla yakından ilgilenip, su, yol, sağlık evleri temin edilmesi için hükümete bir program sunacağız” dedi.
Eğitim alanındaki projelere değinen Saraç, “Eğitim ve Bilim Bakanlığı bünyesinde, Makedonya Türklerinden sorunlu bir birim oluşturacağız. Parti mensubu yerine buraya uzman eğitimcileri atayarak Türklerin eğitiminin diğer milletlerle rekabet edebilecek seviyeye çıkartacağız. Bu nedenle yıllık bütçeden Türklere %4’lük bir payın ayrılmasını talep edeceğiz” ifadelerini kullandı. Saraç, ders kitaplarının basılması, Türk kültürü ve tarihi aleyhine olan bölümlerin kaldırılması, Türkçe eğitim olan bölgelerde Türk müfettiş ve danışmanların atanması, üniversitede ön lisans, lisans ve doktora alanında burs sağlanması gibi vaatleri de sıraladı.
Saraç, “Eğitimin anadilimiz Türkçe yapılması içim var olan şartların her Türk’e ulaşmasını sağlayacağız. Anayasaya uygun olmayan ve Türkçe eğitim sağlanmayan bölgelerde Türk sınıfları açacağız” diye konuştu.

“TÜRKÜM” isimli bir Türk Kültür Merkezinin de sözünü veren Saraç, “Makedonya Türklerinin örf, adet, gelenek, görenek ve kültürünün yaşatılması, araştırılması ve geliştirilmesi rolünü üstleneceğiz. Türk-İslam eserlerinin korunması ve asli fonksiyonuna geri dönüştürülmesini sağlayacağız. Bunların başında Pirlepe Camisinin onarılması, Konçe’deki Gazi Evrenos Paşa türbesinin restorasyonu, Banica camisinin hizmete açılması gibi projeleri uygulayacağız. Türk Tiyatrsounun hazır olması için bütçeden kaynak ayıracağız” dedi.
VMRO-DPMNE koalisyonunun anavatanımıza karşı samimi bir görüşü var
VMRO-DPMNE’nin Türkiye’yi dost ve stratejik ortak olarak gördüğünü vurgulayan Saraç, “Bu hükümet üç yıldır Türkiye’ye köstek olmak için elinden geleni yapmaktadır. FETÖ üyelerinden oluşa ve Makedonya’ya gönderilen listedeki isimler iade edilmedi. Son olarak AB’nin Akdeniz’deki faaliyetleri nedeniyle Türkiye’ye karşı yaptırımlarına Makedonya hiçbir alakası olmamasına rağmen yaptırım uygulama kararı aldı. Tabi bu yaptırım cüzi ama ‘yaptırım’ sözü ağır. Hele bunu dost ve stratejik ortak olan ülkeye söylemek abesle iştigaldir. Makedonya hava sahasını Yunanistan’a teslim etmesi, Türkiye gibi stratejik bir ortağa yapılacak en büyük saygısızlık olarak düşünebiliriz. Türkiye, Makedonya ordusuna NATO standartlarını karşılaması için mermisinden tankına kadar en çok yardım eden ülkedir. Bütün bunlara rağmen Zaev hükümetinin U dönüşü yapması gerçekten üzücüdür. Türkiye, Makedonya Türklerinin sigortasıdır. Türkiye buradan ne kadar uzaklaşırsa bizim sigortamız da o kadar azalır. Türkiye Cumhuriyeti bizim anavatanımızdır ve kalbimizde taht kurmuştur. Kim bunu yıkmak isterse bizim düşmanımızdır” diyerek net konuştu.
Saraç, bu nedenle seçim sloganı olarak “Biz Türkiye’yleyiz, Türkiye bizimle” sloganını seçtiklerini sözlerine ekledi.
TMBH’nin adayları
Parti olarak koalisyon ortakları VMRO-DPMNE’yle ortak listelerde üç milletvekili adayı olduğunu söyleyen Saraç, “Furkan Çako daha önce Bakanlık yapmış ve Gostivar çevresinde sevilen bir sima olduğu için partimize katılma talebi şimdiye nasip oldu. 6. bölgede üçüncü sıra adayımız oldu kendisi. Bu garantili bir milletvekilliği pozisyonudur. Diğer adayımız, bu davayla yakından ilgilenmiş Tahsin İbrahim’dir. Kendisi 5. seçim bölgesinde 14. sırada aday olmuştur. Hükümet olursak Tahsin Bey de milletvekili çıkabilir. Zoran Zaev’e karşı tutumlarımdan dolayı, ona karşı gelmek ve o bölgede yaşayan Türklerde nasıl bir saygınlığımızın olduğu göstermek için 4. seçim bölgesinde 11. sırada ben aday oldum” dedi.
Saraç, iktidar olmaları halinde Türklerin sorunlarıyla yakından ilgilenecek kurumlara atamalar yapacaklarını sözlerine ekledi.
“Hükümet salgınla mücadelede yetersiz kaldı”
Salgın sürecinde seçim kampanyasını değerlendiren Saraç, “Seçim kampanyamızı dört nal misali devam ettirmekteyiz. Covid salgını nedeniyle ilk kez böyle zor şartlarda devam ediyoruz. Hükümetin salgınla ilgilenmemesi, tamamıyla seçime endeksli olması, işi sadece sağlık ekiplerine havale etmesi son derece üzücüdür. Gezdiğimiz şehirlerde, köylerde gördüğümüz tablo, hükümetin yetersiz olduğunu göstermektedir” dedi.
Hükümetin daha fazla tedbir alması gerektiğini kaydeden Saraç, “Oysa ki bizim ana düsturumuz ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’dır. Maalesef Makedon ve SDSM yöneticilerinin bu kavrama yabancı oldukları açıkça görülmektedir. Bu şartlar altında seçimlerin böyle yapılması, seçime gölde düşürebilir. İnsanımızın korku içerisinde olması nedeniyle, katılım oranıyla ilgili ciddi bir sıkıntı olabilir” öngörüsünde bulundu.
Saraç son olarak mecliste Türkçe konuşulması hakkındaki görüşlerini paylaştı. Milletvekilliği yaptığı dönemde 2012 yılında meclis kürsüsünden Türkçe konuştuğunu hatırlatan Saraç, “O dönem konuşmam Meclis Başkanı tarafından kesilmişti. Türkçe bizim anadilimizdir ve kendimizi anadilimizde ifade etmek için çalışmalar yürüteceğiz. Mecliste Türkçe konuşulmasına yönelik de çalışmalarımız olacak” diyerek sözlerini noktaladı.


