Biliyoruz, gençlik kavramı ile birlikte  gençlerimizin varlığını, özellikle de geleceğini önemsememiz gerektiğini biliyoruz. Ve bu konuda oldukça da emek verilmelidir. Emek vermeliyiz...Tabii  yarınlarımızı düşünür iken, yarınlarımızın daha da aydınlıklı olması yolunu çizmeye  özen göstermiş  olmamız şarttır. Oysa bu durum,  yetişen yeni yeni nesillerle  daha da belirgin olur, daha da çok belrigenlik kazanır. Var olmak konusunu önemsiyoruz. Yaşıyoruz, çalışıyoruz, başarılı olmak için çaba sunuyoruz.  Başarılı olabilmek için , hayatımızın geleceğinde sağlam adımlarla yürüyebilmemiz için  here şeye karşın sesimizi daha da bir okadar yansıtmak için çaba sunmamız lazım geliyordur. Bunun bilincinde olmakla birlikte muhakkak ki sadece ve sadece  çalışmakla gereken  sonuçlara varılabilir. Bunu unutmamalıyız.  Başka söz söylenebilinir mi? Baksanıza  Mayıs ayı sonlarına doğru  özellikle orta,  lise ve ünüverste gençlerimizin doğrusu öğrencilerimizin mezuniyet geceleri düzenlenir. Ne güzel bir yaşantıdır bu. Bu geceleri yaşamış olanlar bu konumu daha da farklı bir biçimde  yansıtırlar. Anımsamalarını canlandırırlar.  Hayat işte, ne denli ve nasıl  konumlar yaşatır ise de, bazı bazı durumlarda  yaşanan kimi farklı yaşantılar ile insanı bir okadar da mutlu eder...  Gençliğimizin sesini yansıtmak  ve bu ses ile yarınlara doğru adımlar atmak olgusunu unutmamalıyız ve daima da attığımız her adımımızda, ya da atılan her adımda bu konumu kafamızdan hiçbir zaman silmemeliyiz. Bu önemli olgu ile yarınlara varmayı  ve yarınlarda da başarılı olmayı  önememek önemli. Aslında sorumluluklarımızı bilerek hayatın her noktasında , hayatın her  izinde adımlar atmayı  bilmeye gayret edelim. Mezuniyet gecelerinin yaşanması önemli bir olgu. Orta ya da lise öğrencileinin mazun olmaları ile birlikte onlar hayatlarına yeni ve önemli adımlar atmaya özen gösterecekler. Herkes kendi gücüne ve kendi  isteğine göre hareket eder. Ve en çok önemsediği ya da sevdiği branşta öğrenimine devam etmeyi arzu ederler. Geleceğimizin sesi de yetişen ve yarınlarda da daha da sağlam adımlar atan gençlerimizin varolmasındadır. Bunun gerçekleşmesi ise ancak ve nacak ciddi bir şekilde hem de devmlı bir işekilde  çalışmakla elde edilir. Bunun böyle olduğunu biliyoruz diye inanıyoruz. Çalılşmak  zamanın aynasına yeni yeni değerlerle varmaktır. Aslında geleceğimize yeni değerlerle girmektir. Düşünün her geçen yıl yeni mezunlarımız oluyor, ne güzel değil mi? Demek ki geleceğe adım atmayı önemsemiş ve bu adımlarını atmaya önem vermeye özen göstermiş  kadrolarımız da var oluyor. Böylesine bir durum insana mutluluk yaşatmaz mı? Bu durum bizleri mutlu etmez mi? Hele hele ebeveynleirimizi hem de nasıl mutlu eder bu durum. Ne dersiniz? Muhakakk ki mutlu eder.

Tabii  yaşadığımız olgular karşısında bilinçli olmak mecburiyetindeyiz. Mutlu olmak da,  yarınlarımızı düşünmek de, çok önemli. Onun içindir diyoruz ki yetişen genç nesil ile varsıllığımızı daha farklı bir biçimde gün yüzüne çıkarmış onun değerlerini yansıtmış oluruz. Var olmak işte ancak ve ancak yetişen genç neslin varlığı ile daha da belirginlik kazanır. Bunun bilmek boynumuzun borcu. Her şey aile içinde başlar. İlk atılan adımlar da buna bağlı. İlkokul sırlarından çıkıp da orta ya da lise sınıflarına varmak ondan sonra da üniversitelerde ve fakültelerde ya da yüksek okullarda öğrenimlerine devam etemkle ama her şeye karşın bu okudukları okullarda başarılı olup mezun olmakla birlikte  yarınlara değin daha sağlam adımlar atılmış olur. Bunun bilincinde olalım... Tabii aile içinden başlayıp ve yarınlara doğru yansıyan her adım okullarımzıda  kendi değerlerini var etmekle birlikte, mezunlarımızın yetişmesine  katkı sunmakla başlar. Tabii  üniversitelerde, fakültelerde, ya da yüksek okullarda  öğrenim görmekle geleceğimizi önemsemiş oluyoruz. Bu böyle bililine. Başka çaremiz de yok zaten... Bütün mezun olanlarımıza nice mutlu yarınlar dileriz... Mezun olmak ve mezuniyet gecelerini yaşamak, gerçeketen unutulmaz anılardan biridir. Yaşamak gerek değil mi?