Yıldızların oluşumu genelde bir döngü halinde gerçekleşir. Bir yıldız bulutsu yardımıyla oluşur ve daha sonra hayatının sonuna geldiğinde genelde bir bulutsuya dönüşür. Bu şekilde yapılan sıralamaya ve evrenin tahmini oluşum tarihine bakıldığınında Güneş’in aslında ikinci jenerasyon olduğu, bir yıldızın ölümünden sonra oluşan bulutsudan meydana geldiği görülür. Bu bulutsu Güneş Bulutsusu olarak adlandırılmıştır.

Gerçekleşen bir süpernova ya da diğer adıyla yıldız patlaması sonucu yayılan dalgaların Güneş Bulutsusu’na etki ettiği ve bu nedenle bulutsunun çöktüğü tahmin ediliyor.

Bu çökme nedeniyle, maddeler bir araya toplanarak yoğun bir madde haline gelmiş. O bölgede yoğunlaşan kütleden dolayı kütle çekimi artarak, daha fazla madde birikmesine sebep olmuştur. Biriken maddenin bu çekim kuvvetinden dolayı sıkışmasıyla ortaya bir enerji yayan cisim yani bir yıldız, daha doğrusu ilk zamanlar olduğu için bir ilkel yıldız çıkmıştır. Madde ve enerji durmadan çoğalıp, yeterince ısındığında merkezinde nükleer reaksiyon gerçekleşmeye başlamış, ve sonucunda yıldız oluşmuştur. Bir süre sonra merkezinde  Güneş’in bulunduğu bir disk meydana gelmiş, ve dönmeye devam etmiştir.

Aynı zamanda etraftaki maddeler çarpışarak daha büyük parçaların elde edilmesine neden olmuş ve bunlar biriktikçe gezegenler meydana gelmiştir. Etrafta kalan diğer parçalar daha sonra Güneş yada gezegenlere katılmış, bir kısmı da asteroit, gök taşı ve uydu gibi diğer gök cisimlerine dönüşmüştür.

Güneş Sistemi oluşum modeli bu şekildedir.  pastedGraphic.png

Dünya ve Ay’ın oluşumu

Dünya başta diğer gezegenler gibi Güneş Sistemi oluşurken etrafta kalan maddelerin bir araya gelmesiyle büyüyüp oluşmuştur. Ancak daha sonra çok büyük bir olay meydana gelmiştir.

Yeni oluşan gezegenlerin yörüngeleri daha tam olarak düzenli değildir. Yörüngeleri vardır fakat o kendilerinin değildir. Uzun süre boyunca aynı yörüngede bulundukları diğer cisimlere çarparak yörüngelerini temizlerler, ve bu o yörüngede sadece bir gezegen kalana kadar devam eder.

Dünya da bu süreçten geçmiştir, ve bunlar arasında daha önemli  ve Ay’ın  oluşumuna  sebep  olan  büyük  bir  olay gerçekleşmiştir.

Theia adlı Mars büyüklüğünde bir gezegen, Dünya ve Venüs’ün çekim kuvvetinden dolayı yörüngesinden çıkıp Dünya ile çarpışır.

Ay’ın oluşumuna dair 3 farklı teori var, ama şu an en çok kabul gören bu çarpışma teorisidir.

İlk ve daha önceden doğru kabul edilen bu teoriye göre, Theia ve Dünya birbirleriyle çarpışırlar. Çarpışmanın etkisiyle etrafa büyük miktarda madde fırlatılır. Bu maddeler  bir araya gelerek Ay’ı oluşturur. Theia adlı gezegen ise çarpışmanın etkisiyle Dünya’nın merkezine gider ve birlikte daha büyük olan ve bugün bildiğimiz Dünya’yı oluştururlar.

Aynı zamanda bu teoriye göre Dünya ve Theia aynı maddelerden oluşmuştur, ki bu oluşumlarına ve Güneş’ten uzaklıklarına bakıldığında mümkün görünür.

pastedGraphic.pngpastedGraphic_1.png

Rüya Mahmud
‘İbrahim Temo’ Lisesi öğrencisi - Struga