Güneş Sistemi bizim gezegenimiz Dünya dahil olmak üzere, toplam sekiz gezegen ve binerce diğer gök cisminden oluşan, ve hepsinin Güneş’in kütleçekim kuvvetinden dolayı etrafında dolandığı, galaksimizde bulunan binlerce sistemden biridir.
Bütün bu gök cisimleri kendi aralarında mükemmel bir düzen kurmuş ve bu şekilde Güneş Sistemi’nin katmanlı halini oluşturmasını sağlamışlardır.
Sistemin merkezinden yola çıkarsak, merkezde sistemin bütün cisimlerini kendine çeken Güneş bulunur. Yaklaşık 4 milyon km’lik yarı çapa sahip Güneş’ten hemen sonra, ona en yakın gezegen Merkür gelir. 4879 km çapa sahip olan Merkür, aynı zamanda sistemde bulunan en küçük gezegendir. Onun hemen ardından, sistemin en sıcak gezegeni olan Venüs, daha sonra Dünya, ve üzeri demirin daha önceden bulunan su ile tepkimesinden dolayı kırmızıya dönüşen ve bu yüzden kızıl gezegen olarak adlandırılan Mars gelir.
Bu ilk dört gezegen iç gezegenler olarak adlandırılır, ve onları dış gezegenler olarak bilinen diğer gezegenlerden ayıran ise, Asteroit Kuşağı’dır. Asteroidler yanısıra bu kuşakta, Güneş’in oluşumundan kalan tozlar da bulunur. Günümüzde asteroid kuşağında bulunan yaklaşık 600.000 asteroid ve cüce gezegen kaydedilmiş ve takip edilmektedir. Asteroit Kuşağı yaklaşık 1,2 AB (astronomik birim- Dünya’dan Güneş’e kadarki uzaklık) genişliğindedir.
Asteroit Kuşağı’nın son bulmasıyla dış gezegenler olarak adlandırılan, sistemin dev, gaz devi olarak bilinen gezegenleri başlar. Çekirdekleri katı halde olmasına rağmen, etrafları çoğunlukla helyum ve hidrojenin oluşturduğu yoğun gazlarla kaplıdır. Uranüs diğer gezegenlerden farklı olarak, yapısında buz bulundurur (buzun bildiğimiz anlamından biraz farklıdır). Sadece sonuncu ve en uzak gezegen olan Neptün ile yapılarında benzerlikler daha fazladır.
Devamında ise Kuiper Kuşağı, Dağınık Disk ve en sonunda Oort Bulutu gelir ve Güneş Sistemi son bulur.
Rüya Mahmud
‘İbrahim Temo’ Lisesi öğrencisi - Struga


