Öncelikle sizi ve Gostivar Okçuluk Kulübünü tanıyabilir miyiz? Kulübün kuruluş hikâyesinden bahseder misiniz?
Ben Hayati Şaban, Gostivar Okçuluk Kulübü Başkanı ve Sertifikalı eğitmen hocasıyım. Yıllardır spora ve kültürümüze gönül vermiş biri olarak, hem ata sporumuzu yaşatmak hem de Gostivar’daki gençlerimize alternatif, nitelikli bir spor alanı sunmak amacıyla bu yola çıktık. Tabii bu tek kişilik bir yürüyüş olmadı. Kulübümüzün kuruluşundan bu yana benimle birlikte gece gündüz demeden çalışan, büyük emek veren çok değerli iki yol arkadaşım var: Alişan Sereyani ve Furkan Kamber. Onların inancı, enerjisi ve kulüpteki aktif katkıları olmasaydı bu noktaya gelemezdik. Kulübümüzü kurarken temel amacımız, gençlerimizi zihinsel ve fiziksel disiplinle buluşturmak, aynı zamanda köklü tarihimizle güçlü bir bağ kurmalarını sağlamaktı. Omuz omuza verdiğimiz bu yolculuk, bugün onlarca hevesli sporcunun bir araya geldiği dinamik bir aileye dönüştü.
Okçulukla tanışmanız nasıl oldu? Sizi bu spora yönlendiren özel bir hikâye var mı?
Okçuluğa olan ilgim aslında çocukluğuma ve köklü tarihimize duyduğum derin merakla başladı. Ancak bu spora aktif olarak adım atmamda ve ilk oku atmamda çok kıymetli iki ismin payı büyüktür. 2017 yılında Üsküp Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde misafir okutman olarak görev yapan Sayın Doç. Dr. Selçuk Kürşad Koca hocamın teşviki ve değerli arkadaşım, kemankeş İrfan Mehmedi’nin rehberliği sayesinde yayı ilk kez elime aldım. Yayın gerilmesinde, okun hedefe kilitlenmesinde sadece fiziksel bir güç değil, insana huzur veren derin bir odaklanma hissettim. İlk oku fırlattığım an hissettiğim o kontrol, sabır ve dinginlik duygusu, okçuluğu hayatımın merkezine koymamı sağladı. Bana bu kapıyı aralayan Selçuk hocama ve İrfan kardeşime şükran borçluyum. Onlardan devraldığım bu ilhamı ve tutkuyu Gostivar’daki gençlerimize aktarmak, onların da bu eşsiz deneyimi yaşamalarını sağlamak amacıyla kulüpleşme sürecini başlattık.

Gostivar’da okçuluğa olan ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Özellikle çocukların ve gençlerin ilgisi nasıl?Gostivar’da okçuluğa gösterilen ilgi beklentilerimizin de ötesinde, bu bizi son derece mutlu ediyor. Özellikle çocuklarımız ve gençlerimiz inanılmaz bir heyecanla kulübümüze geliyor. Dijital ekranların, tabletlerin ve hızlı yaşamın bu kadar baskın olduğu bir çağda, gençlerimizin okçuluk gibi sabır ve odaklanma gerektiren bir spora yönelmesi çok kıymetli. Ailelerin desteği de çok büyük; çocuklarının gelişimindeki olumlu değişimi gördükçe kulübümüze olan güven ve ilgi her geçen gün artıyor.
Okçuluk, dikkat, sabır ve disiplin gerektiren bir spor. Sizce bu spor gençlere hangi değerleri kazandırıyor?Okçuluk, rakibinizle değil, doğrudan kendinizle yarıştığınız bir spordur. Dolayısıyla gence kazandırdığı en büyük değer öz disiplin ve nefes kontrolüdür. Okçu; hedefi vurabilmek için zihnindeki tüm karmaşayı susturmayı, sabretmeyi ve an’a odaklanmayı öğrenir. Bu süreç sporcularımızın derslerindeki başarılarına, stres yönetimi becerilerine ve günlük hayattaki kararlılıklarına doğrudan yansıyor. Ayrıca özgüven, duruş bozukluklarının giderilmesi gibi fiziksel faydalar ve takım arkadaşlığı gibi ahlaki değerler de okçuluğun kazandırdığı en önemli unsurlar.
Kulübünüzde bir sporcunun eğitim ve antrenman süreci nasıl ilerliyor?
Eğitim sürecimiz seviyelere göre metodik bir şekilde ilerler. Yeni başlayan bir sporcuya ilk olarak güvenlik kurallarını, yayın anatomisini ve doğru duruş/nefes tekniklerini öğretiyoruz. İlk aşamalarda hedef vurmaktan ziyade teknik kas hafızasını geliştirmeye ve kondisyona odaklanıyoruz. Sporcu tekniği oturtup duruşunu güçlendirdikten sonra mesafe atışlarına ve hedef odaklı çalışmalara geçiyoruz. Antrenmanlarımızı sadece ok atmakla sınırlamıyor; zihinsel odaklanma egzersizleri, esneme ve teorik anlatımlarla destekliyoruz.

Gostivar Okçuluk Kulübü olarak bugüne kadar elde ettiğiniz önemli başarılar veya unutamadığınız anlar nelerdir?
Bizim için en büyük başarı, hiç eline yay almamış bir gencimizin zamanla özgüvenli, disiplinli ve turnuvalarda kürsüye çıkan bir sporcuya dönüşmesine şahit olmaktır. Katıldığımız turnuvalardan kazandığımız veya kazanacağımız madalyalar elbette gurur verici; ancak kulüp olarak unutamadığımız anlar, sporcularımızın o ilk “tam 12” atışını yaptıkları andaki gözlerindeki sevinç ve gurur ışığıdır. Ayrıca Makedonya ve uluslararası seviyelerde düzenlenen organizasyonlarda Gostivar’ı en iyi şekilde temsil etmek ve bayrağımızı taşımak bizim için paha biçilemez bir duygudur.
Türk tarihinde okçuluğun önemli bir yeri var. Geleneksel Türk okçuluğu ile günümüzdeki sportif okçuluk arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?
Türk tarihinde okçuluk sadece bir savaş sanatı değil; bir yaşam biçimi, adalet ve edep göstergesidir. Okçularımızın “Kemankeşlik” geleneğinde abdestli yaya sarılmaları, edep ve saygıyı ön planda tutmaları çok derin bir ruhu simgeler. Günümüz sportif okçuluğunda modern ekipmanlar ve uluslararası kurallar geçerli olsa da biz kulübümüzde bu köklü ruhu yaşatmaya çalışıyoruz. Modern teknikleri uygularken, tarihsel mirasımızdan gelen disiplini, edebî ve saygıyı sporcularımıza aşılayarak geçmiş ile geleceği harmanlıyoruz.
Kuzey Makedonya’da okçuluğun daha fazla tanınması ve yaygınlaşması için sizce neler yapılmalı?
Okçuluğun yaygınlaşması için öncelikle altyapı ve tesis imkânlarının artırılması gerekiyor. Okullarla iş birliği yapılarak okçuluk sporunun beden eğitimi müfredatlarına tanıtım düzeyinde girmesi sağlanabilir. Ayrıca belediyelerin ve devlet kurumlarının malzeme ve salon desteği sunması, bölgesel ve ulusal turnuvaların sayısının artırılması şart. Medya ve sosyal medya aracılığıyla bu sporun her yaştan insana hitap ettiği vurgulanmalı ve yerel yönetimlerle ortak gençlik projeleri üretilmelidir.
Çocuklarının okçulukla ilgilenmesini isteyen ailelere ve bu spora başlamak isteyen gençlere ne söylemek istersiniz?
Ailelere tavsiyem; çocuklarını bu spora yönlendirmekten hiç çekinmesinler. Okçuluk, çocukların odaklanma sürelerini artıran, duruşlarını düzelten ve onlara hayat boyu sürecek bir öz disiplin kazandıran harika bir spordur. Bu spora başlamak isteyen gençlere ise şunu söylemek isterim: Okçulukta ıskalamak başarısızlık değildir, her ıskalanan hedef yeni bir öğrenme fırsatıdır. Yanımıza gelin, yayı elinize alın ve kendi potansiyelinizi keşfetmek için ilk adımı atın.

Son olarak, Gostivar Okçuluk Kulübünün gelecekteki hedefleri nelerdir? Beş yıl sonra kulübünüzü nerede görmek istiyorsunuz?
En büyük hedefimiz, Gostivar’dan uluslararası alanda ve Avrupa şampiyonalarında Kuzey Makedonya’yı ve şehrimizi gururla temsil edecek yetenekli milli sporcular yetiştirmektir. Önümüzdeki 5 yıl içinde kulübümüzü kendi donanımlı kapalı/açık poligon tesisine kavuşturmak, bölgenin en prestijli okçuluk merkezlerinden biri haline getirmek istiyoruz. Gostivar’ı okçuluk sporu denince akla gelen merkezlerden biri yapmak ve yüzlerce gencimizin hayatına dokunmaya devam etmek en temel vizyonumuzdur.



