Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, insanı merkeze alan dış politika anlayışıyla; yurt dışındaki vatandaşlardan Balkanlar’daki soydaş topluluklara, uluslararası öğrencilerden gençliğe uzanan geniş bir alanda Türkiye ile kalıcı bağlar inşa ediyor.

Yurtdışı Türkler, diaspora ve Türkiye Bursları denildiğinde akla gelen ilk kurumlardan biri şüphesiz YTB’dir. Türkiye’den çok yurt dışında tanınan Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, 15. yılını geride bıraktı. Biz de Yeni Balkan olarak yılın son söyleşisini, bu güzide kurumun Başkanı Sayın Abdulhadi Turus ile gerçekleştirdik.

 

İnsanı Merkeze Alan, Bir Dış Politikanın Kurumsal Yansıması

 

 YTB’nin kuruluş amacı neydi?

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, 2010 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu; insanı merkeze alan, çok boyutlu ve kapsayıcı bir dış politika anlayışının kurumsal bir yansıması olarak kuruldu.

Bu anlayış; Türkiye’nin sadece kendi sınırları içinde değil, Balkanlar başta olmak üzere tarih boyunca aynı sevinci ve aynı hüznü paylaşmış coğrafyalarda sorumluluk hisseden, vatandaşlarıyla, soydaşlarıyla ve kardeş topluluklarla ilişkilerini daha güçlü ve sürdürülebilir bir zemine taşıyan bir yaklaşımı ifade ediyordu.

YTB’nin kuruluşuyla birlikte, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız, soydaş ve akraba topluluklarımız ile uluslararası öğrencilerimize yönelik çalışmalar daha bütüncül bir çerçeveye kavuştu. Farklı kurumlar tarafından yürütülen faaliyetler tek bir çatı altında koordine edilmeye başlandı. Bu sayede hem daha tutarlı politikalar üretildi hem de kurumlar arası eşgüdüm güçlendi.

YTB, kurulduğu günden itibaren; soydaş ve akrabalarımızın yaşadıkları ülkelerde güçlü bir şekilde var olmaları için sosyal, kültürel ve akademik alanlarda projeler üreten, bulundukları toplumlara katkı sunan, uluslararası öğrencileri Türkiye’nin “Daha adil bir dünya mümkün” anlayışı doğrultusunda kültürümüzle tanıştıran çalışmalara imza attı. Amacımız her zaman, bağlarımızı korurken geleceğe dair ortak bir ufuk inşa etmek oldu.

Kısacası YTB;  politika üretiminde etkin bir anlayışı hayata geçiren ve özellikle Balkanlar gibi ortak hafızanın canlı olduğu coğrafyalarla bağları kurumsal bir zemine taşıyan bir iradenin sonucudur.

 

Turus: "YTB olarak yürüttüğümüz tüm çalışmalarda, Sayın Cumhurbaşkanımızın insanı merkeze alan yaklaşımını ve Türkiye’nin küresel ölçekte daha güçlü ilişkiler kurma hedefini rehber edindik".

Kuruluştan bu yana, size göre yapılan en önemli çalışmalar ne oldu?

YTB olarak yürüttüğümüz tüm çalışmalarda, Sayın Cumhurbaşkanımızın insanı merkeze alan yaklaşımını ve Türkiye’nin küresel ölçekte daha güçlü ilişkiler kurma hedefini rehber edindik.

Bu çerçevede en dikkat çeken çalışmalarımızdan biri Türkiye Bursları programıdır. Türkiye Bursları’nı yalnızca bir eğitim desteği olarak değil; öğrencilerin Türkiye ile kalıcı bağlar kurmasını sağlayan, kültürel etkileşimi güçlendiren ve mezuniyet sonrasında da devam eden büyük bir aile yapısı olarak ele aldık. Bugün bu program, Türkiye’nin eğitim ve kültür alanındaki en önemli uluslararası temas noktalarından biri hâline gelmiştir.

Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza yönelik çalışmalarımızda ise, bulundukları ülkelerde toplumsal hayata aktif katılım sağlayan, hak ve sorumluluklarının bilincinde bireylerin desteklenmesini önceledik. Eğitimden hukuka, sivil toplumdan gençlik çalışmalarına kadar geniş bir alanda yürütülen programlarla toplumsal dayanışmayı güçlendirmeye gayret ettik.

Soydaş ve akraba topluluklarla ilişkilerimizde ortak tarihimiz ve kültürel birikimimiz temel referans noktamız oldu. Balkanlar’da düzenlediğimiz bir anma programı ya da kültürel bir buluşma, sadece geçmişi hatırlamak değil; bugün hâlâ devam eden bir yakınlığı ve karşılıklı sorumluluk duygusunu yeniden hissetmek anlamına geliyor. Bu kültürel yakınlığın, gelecekte kurulacak daha güçlü insani ve toplumsal ilişkilerin de temelini oluşturduğuna inanıyoruz.

 

15 Yıllık Tecrübeden, Geleceğin İş Birliklerine

 

 Kurumsal altyapıyı tamamlayan YTB’nin yarınlar için planları nelerdir?

YTB, geride bıraktığı 15 yıl boyunca tecrübe biriktiren, sahadan beslenen ve insan odaklı bir yaklaşımı istikrarlı biçimde sürdüren bir kurum oldu.

Önümüzdeki dönemde de bu birikimi daha ileriye taşıyarak; eğitim, kültür, gençlik ve sivil toplum alanlarında yürüttüğümüz çalışmaları derinleştirmeyi hedefliyoruz. Özellikle mezunlarımız, soydaş topluluklarımız ve vatandaşlarımız arasında kurulan bağların; sosyal ve kültürel alanların yanı sıra ekonomik iş birliklerine de zemin oluşturmasını önemsiyoruz.

Amacımız; güvene dayalı, karşılıklı fayda üreten ve uzun vadeli ilişkiler kurmak. Bu doğrultuda, insan kaynağını merkeze alan projelerle gönül bağlarımızı daha sağlam temeller üzerine inşa etmeye devam edeceğiz.

 

YTB, Soydaş ve Akraba Topluluklarla Ortak Hafızayı Canlı Tuttu

 

 Balkanlara yönelik başlıca etkinlikleriniz hangileridir?

Balkanlar, tarihî ve kültürel bağlarımızın çok güçlü olduğu, özel bir hassasiyetle yaklaştığımız bölgelerin başında geliyor. Bu nedenle Balkanlar’daki çalışmalarımızı her zaman ayrı bir hassasiyetle ele alıyoruz.

Bu coğrafyada yürüttüğümüz çalışmaların merkezinde gençler yer alıyor. “Balkan Gençlik Okulu” programlarımız aracılığıyla gençlerin bir araya gelmesini, ortak meseleleri birlikte değerlendirmesini ve kalıcı dostluklar kurmasını önemsiyoruz. Bugüne kadar 8 ülkede düzenlenen Balkan Gençlik Okullarından yaklaşık 3 bin 500 genç istifade etti.

Eğitim alanında ise Türkiye Bursları Balkanlar’daki en önemli temas noktalarımızdan biri olmaya devam ediyor. 2012’den bu yana Balkan ülkelerinden 12 binden fazla öğrenci bu programdan yararlandı. Hâlen üniversitelerimizde öğrenim gören 1.200’ü aşkın Balkanlı öğrencimizle bu bağ her geçen gün daha da güçleniyor.

Bunun yanında Türkçenin ve edebiyatın yaşatılmasına yönelik çalışmalar da büyük önem taşıyor. Kosova ve Üsküp’te başlattığımız Balkan Edebiyat ve Yazarlık Akademileri, genç kalemlerin yetişmesine katkı sundu. Bu çalışmaların bir sonucu olarak ortaya çıkan Bağlar dergisi, bugün Balkanlar’daki genç yazarların sesini duyuran kıymetli bir platform olarak yayın hayatını sürdürüyor.

 

Türkiye Bursları, kökleri “Büyük Öğrenci Projesi”ne dayanan önemli bir devlet geleneğidir

 

Türkiye bursları projesini Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ne zaman devraldınız? Bugün istenilen ilgi görüyor mu, gelen taleplerin ne kadarını karşılayabilir siniz? Yarınlar için planlarınız ne?

Türkiye Bursları, kökleri “Büyük Öğrenci Projesi”ne dayanan önemli bir devlet geleneğidir. Başkanlığımız bu programı 2012 yılında devralarak tek çatı altında topladı ve kapsamlı bir dönüşüm süreci yürüttü.

Bugün Türkiye Bursları, her yıl 170’ten fazla ülkeden 150 binin üzerinde başvuru alan, dünyanın en yoğun ilgi gören burs programlarından biri hâline geldi. Belirlediğimiz akademik ve nitelik kriterleri doğrultusunda, başvuruların yaklaşık yüzde 3’ünü karşılayabiliyoruz.

Önümüzdeki dönemde uluslararası öğrencilerimize yönelik yaklaşımımızı daha da derinleştirmeyi hedefliyoruz. Amacımız, Türkiye Bursları’nı yalnızca bir eğitim imkânı sunan program olarak değil; öğrencilerin akademik, mesleki ve insani gelişimlerini bütüncül biçimde destekleyen bir yol arkadaşlığı modeli olarak sürdürmektir.

Bu kapsamda; öğrencilerimizin üniversite eğitimi süresince daha nitelikli akademik destek alabilecekleri, mezuniyet sonrasında ise ülkeleriyle Türkiye arasında kalıcı iş birliği köprüleri kurabilecekleri bir yapı üzerinde çalışıyoruz. Staj, mentorluk ve mesleki gelişim programlarını yaygınlaştırarak, öğrencilerimizin hem kendi ülkelerinde hem de uluslararası alanda daha donanımlı bireyler olarak yetişmelerini önemsiyoruz.

Ayrıca mezun ağlarımızı güçlendirerek, farklı ülkelerden gelen öğrencilerimizin birbirleriyle temas hâlinde olduğu, bilgi ve tecrübe paylaşımının sürdüğü küresel bir iletişim ağı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu ağın; eğitim, kültür, ekonomi ve toplumsal iş birlikleri açısından ülkelerimiz arasında kalıcı ve güvene dayalı ilişkilerin gelişmesine katkı sunacağına inanıyoruz.

Bizim için her uluslararası öğrenci; Türkiye ile kendi ülkesi arasında kurulan uzun soluklu bir dostluğun ve karşılıklı anlayışın temsilcisidir. Gelecek vizyonumuz da bu anlayışla, öğrencilerimizi sadece bugünün değil, yarının dünyasında da söz sahibi bireyler olarak desteklemeye devam etmektir.

Geleceğe yönelik en önemli hedeflerimizden biri mezunlarımızla olan bağları daha da güçlendirmektir. Hâlihazırda 31 ülkede faaliyet gösteren 35 mezun derneğimiz bulunuyor. Bu ağı genişleterek, ülkelerimiz arasında kalıcı iş birliklerine katkı sunan güçlü bir iletişim zemini oluşturmayı amaçlıyoruz.

 

Turus: "Amacımız; Balkanlarda yaşayan vatandaşlarımızın, Türkiye ile bağlarını canlı tutarken, bulundukları ülkelerde de güçlü ve saygın bir konuma sahip olmalarına katkı sunmaktır".

 

Balkanlarda yaşayan Türk vatandaşların sayısı gün geçtikçe artıyor onlar için farkındalık yaratacak projeleriniz nelerdir? 

Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın; kimliğini koruyan, bulunduğu toplumla sağlıklı ilişkiler kuran ve yaşadığı ülkenin sosyal hayatına katkı sunan bireyler olarak varlık göstermesini önemsiyoruz.

Bu doğrultuda anadil, kültürel aidiyet ve kuşaklar arası aktarımı güçlendiren çalışmaları öncelikli alanlarımız arasında görüyoruz. Her bölgede olduğu gibi Balkanlar’da yaşayan vatandaşlarımızın da sosyolojik yapısı ve ihtiyaçları farklılık gösterebildiği için, çalışmalarımızı bölgenin şartlarını dikkate alarak şekillendiriyoruz.

Amacımız; vatandaşlarımızın Türkiye ile bağlarını canlı tutarken, bulundukları ülkelerde de güçlü ve saygın bir konuma sahip olmalarına katkı sunmaktır.

 

“Büyük Bir Aileyiz”:  Köklerimizden aldığımız güç, geleceğe dair en sağlam dayanağımızdır.

 

Balkan Türkleri ve akraba topluluklarına mesajınız ne olacak?

Balkanlar’daki tüm kardeşlerimize mesajımız şudur: Köklerimizden aldığımız güç, geleceğe dair en sağlam dayanağımızdır.

Türkçemizin, kültürümüzün ve Rumeli’nin zengin mirasının gelecek nesillere aktarılması hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu mirası çağın imkânlarıyla buluşturmak ve yaşatmak, bizleri birbirimize daha da yakınlaştıracaktır.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı olarak; eğitimden kültüre, gençlik çalışmalarından sivil toplum projelerine kadar her alanda yanınızda olmaya devam edeceğiz.

Biz, geçmişten devraldığımız emaneti geleceğe taşıma sorumluluğunu paylaşan büyük bir aileyiz. İnşallah bu yolu birlikte, daha güçlü ve daha müreffeh yarınlara doğru yürümeyi sürdüreceğiz.

Mürteza Sulooca