27 Aralıkta Makedonya’da yaşayan Türklerin gururu olan Üsküp radyosu Türkçe programı kuruluşunun 70. yıldönümünü kutladı. İkinci Dünya savaşı hala tamamen sona varmadan güzel Türkçemizle  haberler sunulmaya başladı. Yetmiş yıl süresince yavaş yavaş gelişen Türkçe yayınlarını  sadece Makedonya’da değil Bulgaristan ve Kosova’da yaşayan Türkler de izleyebiliyorlardı.


Yazımda amacım Türkçe programın  gelişme tarihini yazmak değil çünkü artısıyla eksiğiyle çok yazılmıştır. Seçkin konuklar, radyoda  çalışıp emekli olanlar ve şimdi çalışanlar önünde radyodan doğruca aktarılan güzel bir kutlama programı düzenlendi. Genç müzik sanatçılarının katılması programa ayrı bir renk kattı. Sonunda  her jübilede olduğu gibi emeği geçenlere plaketler dağtıldı. Plaket alanlar kesinlikle bu takdiri hak etmişlerdir ve hepsine burada kutlamalarımı arz ediyorum.       Ancak  70 yıllık bir jübilenin kutlandığı bir törende 1944 yılından başlayarak bugüne dek çok ağır koşullarda  çalışan daha kimilerinin adlarının anılmaması içimizde burukluk uyandırdı.  70 yıl çok uzun bir süre. 35-40 yıl radyoda çalışıp sadece günlük haberleri değil burada yaşayan Türklerin yaşamlarını, çallışmalarını, güçlüklerini, başarılarını seslendiren gazeteciler çalıştı. Onların hazırladıkları yayınlar Yörük köylüleri ovada çalışırken bile dinliyorlardı. Törende bütün çalışma hayatlarını radyoda geçirip emekli olan arkadaşlarımız vardı. Bir örnek sunmak istiyorum.  1963 yılındaki depreminden önce  Radyoda sadece iki kişi çalışıyordu. Günde iki kez haberler vardı. Saat 12 de 5 dakkalık ve 14 te on dakikalık   haberler birinci kanaldan olup ülke dışında bile izleniyordu. O dönemde haberleri  Ekrem  Ali hazırlıyordu. Yanında da hem daktiloluk, hem sunuculuk hem de gazetecilik yapan Letafet Edip vardı. 1963 depreminden de hemen sonra yayına ara verilmeden Macarlık semtinde kurulan çadır kampından yayına devam edildi.  Nerez’deki ilk barakalar yapılana kadar Macarlıkta  bu iki kişi haberleri çadırda hazırlayıp bir cip içinde yapılan stüdyodan  sunuyorlardı.  Sanırım bu şartların ne kadar ağır olduğunu insan zor tasavvur edebilir.  Ondan  sonra da, Nesrin Naumovska ,Ömer Mısırlı, Nesrin Kupa, daha sonraları Melahat Engüllü, Ziya Demirci, Müzaffer, Türkan Kiki, emekli olana kadar durmadan çalışan Emire Emin, Türkçe programında ilk müzik sorumlusu Aysel Recep,  hiçbirzaman kadroya alınamayan oysa dinleyiciliren gönlünde yer alan Behiç İbrahim ve şu anda adlarını anmadığım oysa çalışma yaşamlarını radyonun başarılı çalışmasında emekleri geçmiş olanlar vardır. Böyle büyük ve önemli 70 yıllık  bir jübilede kanımca onların da adları anılmalıydı, eminim onlardan hiçbiri plaket beklemiş değildir ancak radyonun bugüne gelmesinde büyük bir istekle çalıştıklarından anılmaları gerektiği kanısındayım.



Bir kez daha vurgulamak istiyorum bu güzel  jübile şöleninde  başta sorumlularıyla birlikte plaket alanları da almayanları da ve tüm emeği geçenleri kutlar çalışmalarında başarılar dilerim. Üsküp radyosunda güzel Türkçemizin sesinın  daha nice yıllar ve daha da uzaklara yayılmasını dilerim.

 

                                                                                                                                                                                               Drita Karahasan