• Kamu malları ve hizmetlerine erişimin engellenmesi nedeniyle açılan dosyalar, Makedonya’nın güneydoğu bölgesinde Türk nüfusun yoğun yaşadığı köylerle ilgilidir.
  • Bir diğer ayrımcılık türü, dil temelinde eğitim ve bilim alanında tespit edilmiştir. Radoviş’teki bir lise, Türkçe sınıflar için öğretmen alımı ilanı açmamıştır.

 

Mürteza Sulooca

Ayrımcılığı Önlenme ve Koruma Komisyonu’nun (KSZD) kuruluşunun beşinci yıldönümü vesilesiyle, Komisyon Başkanı Limko Beyzaroski ile son beş yıldaki çalışmalar hakkında konuştuk. Görüşmemizde, KSZD’nin toplumumuzda eşitlik ve ayrımcılığın önlenmesi alanındaki katkısını, insan hakları ve özgürlüklerinin korunmasını, yasaların tüm vatandaşlara uygulanmasını, ayrıca hukuk devleti ilkesinin önemini ve Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’ndeki tüm vatandaşlar için hukuki koruma sağlanmasını ele aldık..

Ülkemizin hâlâ birçok alanda eşitsizlik ve ayrımcılık sorunlarıyla ciddi şekilde karşı karşıya olduğunu göz önünde bulundurarak, vatandaşlarımızın — özellikle de Makedonya’daki Türk toplumunun — maruz kaldığı eşitsiz muamele ve ayrımcılık konusunu biraz daha detaylı açıklaması bizim için çok önemli. KSZD’ye yapılan başvurular veya re’sen açılan dosyalar doğrultusunda, bu tür ayrımcılık vakalarının en çok hangi  alanlarda görüldüğü konusunda durduk. 

Türklerin kamu kurum ve kuruluşlarında yeterli, uygun ve adil biçimde temsil edilmemesi konusunda belirgin şekilde görülmektedir.

 

Ülkemizdeki Türk toplumu üyelerine yönelik ayrımcılık vakaları en çok hangi konularda görülmektedir?  

Limko Beyzaroski: Ne yazık ki, ülkemizin ayrımcılıkla mücadeleye ilişkin yasaları tüm vatandaşlara — Türk toplumu da dâhil olmak üzere — gerçekten eşit fırsatlar sağlıyor ve sunuyor olsa da, Türk nüfusu, etnik kimliği ve dili nedeniyle diğer etnik grupların gerisinde kalmaktadır. Bu durum özellikle kamu mallarına ve hizmetlerine erişim alanında, ayrıca Türklerin kamu kurum ve kuruluşlarında yeterli, uygun ve adil biçimde temsil edilmemesi konusunda belirgin şekilde görülmektedir.

Bu tablo, Türk toplumuna mensup olan veya onunla bir şekilde özdeşleşen tüm tarafların yoğun emek ve çaba göstermesi gerektiğini; aynı zamanda Kuzey Makedonya Cumhuriyeti devlet mekanizmasının da vatandaşlar arasındaki objektif farklılıkları azaltmak yönünde aktif rol üstlenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

 

Türklerin yaşadığı bölgelerde içme suyuna erişim, aydınlatma, kanalizasyon, yol, elektrik direkleri ve diğer altyapı hizmetlerine erişim konularında KSZD tarafından önemli adımlar atılmıştır.

Sizce, ülkemizdeki Türk toplumunun kamu mallarına ve hizmetlerine erişimi konusunda devletin tutumunda ayrımcılık olarak değerlendirilebilecek unsurlar nelerdir?

Limko Beyzaroski: Geçtiğimiz beş yıllık dönemde, Makedonya’daki Türk toplumunun karşılaştığı bazı hassas sorunların çözümü için büyük çaba ve emek harcamıştır. Öncelikle, içme suyuna erişim, aydınlatma, kanalizasyon, yol, elektrik direkleri ve diğer altyapı hizmetlerine erişim konularında KSZD tarafından önemli adımlar atılmıştır.

Kamu malları ve hizmetlerine erişimin engellenmesi nedeniyle açılan dosyalar, Makedonya’nın güneydoğu bölgesinde Türk nüfusun yoğun yaşadığı köylerle ilgilidir:  Alakoç, Kocalı, Buçum, Topannık, Kulağuzlu, Pırnalı (Radoviş Belediyesi); Yüksekmahalle (Vasilevo Belediyesi; Melnitsa (Çaşka Belediyesi); Aşağı Koliçani (Studeniçani Belediyesi); Şaşavarlı, Poçuval, Selitsa (İştip Belediyesi); Bahşıobası, Koçulu, Pırıstan, Kalkova, Kızıldoğan (Valandova Belediyesi),  Yunuzlu ve Ocaklı (Karnintsi Belediyes). 

Bu köy yerleşimlerinde su temini alarm verici düzeydedir; yalnızca belirtilen köylerin üçte biri yürürlükteki yasal düzenlemelere uygun şekilde içme suyuna erişebilmektedir. Sevindirici olan ise, su sorununa dikkat çekildikten sonra sorumlu kurumların çoğunlukla hiçbir çekince göstermeksizin çözüm üretmeye yönelmeleridir.

Bir diğer ayrımcılık türü, dil temelinde eğitim ve bilim alanında tespit edilmiştir. Radoviş’teki bir lise, Türkçe sınıflar için öğretmen alımı ilanı açmamıştır.

 

Büyük bir heyecan, emek ve çabayla, göç sürecinde yaşanmış tarihî bir adaletsizliği düzeltmek için çalışıyoruz. Bu dosya, başvuruların çözüm dinamiklerindeki eşitsizlik nedeniyle açılmıştır; göç sürecinden etkilenen diğer etnik gruplarla karşılaştırmalı olarak eşit veya benzer bir durum söz konusudur.

 

Daha önce, Türkiye’de yaşayan Makedonya kökenli göçmenlerin Makedon vatandaşlığı almak için yaptıkları başvurularla ilgili olarak Komisyonun re’sen bir dosya açtığını belirtmiştiniz. Bu dosyayla ilgili süreç şu anda hangi aşamadadır?

Limko Beyzaroski: Bu konu gerçekten çok ciddi ve karmaşık bir mesele. Tüm tarafların bunu anlaması, irade göstermesi ve bilgiyle yaklaşması gerekiyor. Makedonya, tüm vatandaşlarına eşit fırsatlar sunan açık ve demokratik bir ülke olarak bunu göstermiştir.

Özellikle vatandaşlık yasasında yapılan değişiklikle, Türkiye’de yaşayan Makedonya kökenli göçmenler, diğer tüm Makedonya göçmenleriyle eşit bir konuma getirilmiştir. Bu adım, ülkenin demokratik kapasitesini ortaya koyan önemli bir hamledir.

Böylece Makedonya, geçmişte Türk toplumu üzerinde yaşanmış olan tarihî bir adaletsizliği de düzeltmiş oldu. Bu durum, 1938 ve 1953 yıllarında Türkiye ile Yugoslavya arasında imzalanan anlaşmalar sonucu gerçekleşen göç sürecinde ortaya çıkmıştı.

Türkiye’de yaşayan ve Makedon vatandaşlığı başvurusunda bulunan göçmenler, Makedonya kökenlidir; onlar bizim vatandaşlarımızdır, bizimle aynı veya benzer kültürü paylaşmaktadırlar, hiçbir zaman Makedonya ile bağlarını koparmamışlardır ve her zaman ülkemizin yanında olmuşlardır.

Büyük bir heyecan, emek ve çabayla, göç sürecinde yaşanmış tarihî bir adaletsizliği düzeltmek için çalışıyoruz. Bu dosya, başvuruların çözüm dinamiklerindeki eşitsizlik nedeniyle açılmıştır; göç sürecinden etkilenen diğer etnik gruplarla karşılaştırmalı olarak eşit veya benzer bir durum söz konusudur.

Dosya şu anda ileri aşamadadır. Görüşlerimizi ve argümanlarımızı sunmamız için gerekli çalışmaların sonuna yaklaşılmıştır ve kısa süre içinde KSZD, dört yıldır açık olan bu konunun hangi yöntem ve dinamikle kapatılacağını önerecek resmi bir karar yayımlayacaktır.

KSZD’nin İçişleri Bakanlığı ve Ulusal Güvenlik Ajansı (ANB) ile iş birliği en üst düzeyde yürütülmektedir ve bu durumdan büyük memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim.

 

Bu noktada belirtmek isterim ki, göçmenlerimize vatandaşlık verilmesi konusunda olumlu bir yaklaşım sergilenmelidir. Çünkü bu kişiler kökeni bizim topraklarımıza dayanan vatandaşlarımızdır ve kültürümüzün bir parçasıdırlar. Yıllarca yaşadıkları ülkelerde kültürümüzü korumuş ve geliştirmişlerdir; Makedonya ile bağlarını hiçbir zaman koparmamışlardır.

 

Bu konuyla ilgili olarak şimdiye kadar ANB ve İçişleri Bakanlığı’nın üst düzey yetkilileriyle doğrudan görüşmeleriniz oldu mu? Zira eldeki bilgilere göre, son dört yılda yalnızca 68 dosya çözülebilmiş; bu hızla tüm göçmen başvurularının çözülmesi yaklaşık 600 yıl sürecek gibi görünüyor?

Limko Beyzaroski: Evet, ANB ve İçişleri Bakanlığı’nın üst düzey yetkilileriyle doğrudan görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Dosyaların çözüm hızına dair bu konu ele alınmıştır. ANB’den gelen son bilgiler çözülmüş dosyalar konusunda cesaret vericidir; ancak İçişleri Bakanlığı’ndaki çözüm dinamiğinin hızlandırılması gerekmektedir.

Bu noktada belirtmek isterim ki, göçmenlerimize vatandaşlık verilmesi konusunda olumlu bir yaklaşım sergilenmelidir. Çünkü bu kişiler kökeni bizim topraklarımıza dayanan vatandaşlarımızdır ve kültürümüzün bir parçasıdırlar. Yıllarca yaşadıkları ülkelerde kültürümüzü korumuş ve geliştirmişlerdir; Makedonya ile bağlarını hiçbir zaman koparmamışlardır. Onlar kültürlü ve medeni vatandaşlardır; bizimle aynı veya benzer kültüre, geleneklere ve göreneklere sahiptirler. Makedonya her zaman her alanda en güçlü desteklerini almıştır.

Beklentim, hem Makedon hem de Türk tarafının, kendi istekleri dışında yurtlarını terk etmek zorunda kalmış bu çok mağdur nüfusa karşı yüksek bir anlayış göstermesidir.

Beş yıldır faaliyette bulunan komisyon çalışmalarına renk katan kişi Limko Beyzaroski oldu. Nerede bir Türk varsa, bir toplumunun derdi varsa hep alanda olmayı tercih etti. Kendilerini tebrik eder çalışmalarının devamını dileriz.