15 Temmuz 2016 tarihinde Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetlerine sızan üyelerinin kalkıştığı kanlı darbe girişimi, Türk Milletinin kararı, azmi, iradesi, cesareti, fedakarlığı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı ve güçlü duruşuyla bertaraf edilmiş; Türk halkı demokratik kurumlara ve demokratik seçimle göreve gelen yönetime sahip çıkmıştır. Darbe girişimini izleyen on yılda Türkiye demokratik kurumlarını ve yönetim kapasitesini güçlendirmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal düzenini, Cumhurbaşkanını ve seçimle göreve gelen meşru hükümetini ortadan kaldırmayı amaçlayan Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016 akşamı gerçekleştirdiği darbe girişiminin üzerinden on yıl geçti.
Türk Milleti 15 Temmuz 2016 gecesi, “Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir” ilkesi üzerine kurulu olan Cumhuriyetimizi ve demokratik seçimle göreve gelmiş meşru hükümeti muhafaza etmek için canını ortaya koydu. Milletin iradesini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi hainlerin saldırıları altındayken Meclis’te toplanan iktidar ve muhalefet parti temsilcileri, kenetlenerek birlik ve beraberlik mesajları verdi. Ankara, İstanbul ve birçok şehirde halk milletin tanklarını, savaş uçaklarını, helikopterlerini millete karşı kullanan FETÖ’cülere direndi, sokağa çıkarak darbeye boyun eğmeyeceğini gösterdi
253 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, iki binden fazla vatandaşımızın yaralandığı hain darbe girişimi, Milletimizin gösterdiği ve dünya demokrasi tarihinde emsal teşkil eden bir toplumsal halk direnişi neticesinde bertaraf edildi. Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu, vekillerimizin partiler üstü mutabakatı ve tüm kesimleriyle milletimizin ortak iradesi, dik duruşu zaferi getirmiştir. 15 Temmuz Milletin, Milli İradenin, İstiklalin, Demokrasinin Zaferi’dir.
Dünya demokrasi tarihine geçen 15 Temmuz zaferi, demokratik meşruiyetin halk iradesiyle korunmasının güçlü bir örneğini teşkil etmektedir. 15 Temmuz’da ortaya konulan irade sadece milletimizin ortak başarısı ve bugün de sahip çıktığımız ortak değerlerimizin ve kazanımlarımızın kaynağı değil, aynı zamanda özgüven ve birlik destanıdır. Türkiye’nin uzun vadeli istikrarı, istiklali ve geleceğinin teminatıdır.
Hepimizin hatırda tutmasında fayda olan husus, mahkeme kararlarıyla ve örgüt içinden gelen itiraflarla karanlık ve kirli yüzü ortaya çıkarılan FETÖ’nün yalnızca Türkiye için değil, bulunduğu ülkelerin demokratik ve kurumsal yapıları için ciddi bir risk teşkil ettiğidir.
İzleyen süreçte, demokratik kurumlarımız ve kolluk kuvvetlerimizin yürüttüğü kapsamlı mücadele sonucunda devlet kurumları ve ordumuz dahil kamu ile özel sektörün FETÖ ve iltisaklı yapılardan temizlenmesi adına yasal süreçler işletildi ve neticede FETÖ’nün yurt içindeki hareket alanı ortadan kaldırıldı. Kurumlarının FETÖ’den arındırılmasıyla Türkiye, krizlere karşı dirençli, istikrarlı ve kurumsal kapasitesi yüksek bir devlet olarak, demokratik dayanıklılığını ve yönetim kapasitesini güçlendirdi. Her alanda yerli ve milli imkanları seferber eden bir anlayışla, dış politika, savunma sanayi, insani yardım, güvenlik, teknoloji, sağlık, ulaştırma, altyapı ve kalkınma alanlarındaki faaliyetleri ile uluslararası düzlemde güçlü konumunu pekiştirdi.
Hain darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yılın ardından, pusulası milli irade ve ulusal egemenlik olan Türkiye Cumhuriyeti, milli birlik ve beraberliğini korumakta, geleceğe güvenle yürümektedir. Türkiye, önümüzdeki dönemde de bölgesel ve küresel düzeyde etkin, sorumluluk sahibi ve kararlı bir aktör olarak barış, diplomasi, kalkınma ve işbirliğine dayalı insancıl, girişimci ve etkili dış politikası çerçevesinde aktif bir rol oynamayı sürdürecektir.
Fatih Ulusoy
T.C. Üsküp Büyükelçisi
15 Temmuz 2026
15 Temmuz günü, zaferle sonuçlanan bu anlamlı direnişi ve mücadele ruhunu hafızalarda yaşatmak amacıyla “Demokrasi ve Milli Birlik Günü” olarak ilan edilmiştir.



