Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Yakutistan’ın hangi bölgesindensiniz ve nelerle uğraşıyorsunuz?
Benim adım Agrafena Kuzmina. Rusya'nın en uzak bölgelerinden biri olan Saha Cumhuriyeti'nden (Yakutya) geliyorum. Milliyetim Sahadır. Doğup büyüdüğüm yer, Saha Cumhuriyeti'nde “ilçe” statüsündeki idarî birim olan Çurapçı Ulusu'dur. Geçmişte bu bölge Bootur Uus Ulusu olarak adlandırılıyordu. Atalarım Meldyehsi adlı bölgedendir. Meldyehsi adı, eski Saha boylarından büyük bir ata soyunun adından gelmektedir.
Mesleğim yazar ve gazeteciliktir. Saha Cumhuriyeti'nde televizyon, dijital medya, gazeteler ve edebiyat dergilerinde gazeteci olarak çalıştım. Yakutistan Yazarlar Birliği üyesiyim. Kısa hikâyeler yazıyorum. İlk kitabım 2015 yılında yayımlandı.
Halen Türkiye'de Ankara’da yaşıyorum. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümünde yüksek lisans eğitimime devam ediyorum. Akademik çalışmalarımı edebiyat alanında sürdürüyorum.
Saha (Yakut) Türklerinin tarihî ve kültürel kimliğini kısaca nasıl anlatırsınız?
Saha halkı, Saha Cumhuriyeti'nin yerli halkıdır. Saha Türkleri, Türk dilleri ailesine mensup bir topluluktur. Bunun en önemli kanıtlarından biri, Saha topraklarında bulunan çok sayıdaki kaya resimleridir. Bunun yanı sıra, eski Türkçe ile yazılmış çok sayıda runik yazıt da günümüze ulaşmıştır.
Saha toprakları 1632 yılında Rusya'ya katılmıştır. İlk olarak bu bölge “Yakutsk Uyezdi” adıyla anılmıştır. 1922 yılında, Sovyetler Birliği'nin kurulmasından önce, Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti bünyesinde “Saha (Yakut) Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti” kurulmuş ve özerklik statüsü kazanmıştır. Daha sonra, 1992 yılında bu yönetim birimi Saha (Yakut) Cumhuriyeti adını almış ve yeni Anayasası kabul edilmiştir.
Saha halkının millî kültürünü en kapsamlı biçimde yansıtan millî bayramı Iğıah'tır. Bu bayram her yıl haziran ayında kutlanmaktadır. Günümüzde Iğıah yalnızca Saha Cumhuriyeti'nde değil, Rusya'nın diğer bölgelerinde ve çeşitli ülkelerde de kutlanmaktadır. Bayram sırasında insanlar geleneksel Saha kıyafetlerini ve millî süs eşyalarını giyerler. Böylece Saha kültürü dünyanın farklı ülkelerinde de tanıtılmaktadır.
Bunun yanı sıra, Saha halkının kadim kültürünü ve geleneklerini yansıtan Güneşi Karşılama Töreni de bulunmaktadır. Eski dönemlerde insanlar yılın en uzun günü olan 21 Haziran sabahı gün doğumunu karşılamak için bir araya gelirlerdi.
Saha halkının en önemli kültürel miraslarından biri de Olonho adlı kahramanlık destanıdır. Olonho, Saha halkının en eski ve arkaik destanıdır. Destanda evrenin yaratılışı, dünyanın düzeni ve Saha halkının Ayıı inancı (Tengricilik) temelindeki geleneksel dünya görüşü anlatılmaktadır. Olonho, 2005 yılında UNESCO tarafından İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Mirasının Başyapıtı ilan edilmiştir. Günümüzde hemen her ulusta Olonho Evleri ve Ayıı Evleri bulunmaktadır; ayrıca her yıl Olonho Bayramı düzenlenmektedir. Bütün bunlar, Saha kültürünün günümüzde de yaşatıldığını ve gelişmeye devam ettiğini göstermektedir.
Yakutistan’da Türk dili ve kültürü günlük yaşamda ne ölçüde yer buluyor? Genç nesiller ana dillerini kullanmaya devam ediyor mu? Yakutistan’da geleneksel kültürün korunması için ne tür çalışmalar yürütülüyor? Özellikle çocuklar ve gençler bu süreçte nasıl bir rol üstleniyor?
Saha dili, Rusça ile birlikte Saha Cumhuriyeti'nin (Yakutistan) resmî devlet dilidir. Saha Cumhuriyeti Anayasası'nda ana dilin korunması ve geliştirilmesine ilişkin ayrı bir madde bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, Saha Cumhuriyeti'nin “Diller Hakkında Kanunu” da yürürlüktedir.
Resmî belgeler, hükûmet, parlamento ve mahkeme evraklarının tamamı iki dilde, yani Rusça ve Saha Türkçesinde hazırlanmaktadır.
Televizyon yayınları, gazeteler ve dergiler de iki dilde yayımlanmaktadır. Saha televizyonu, çocuklar için çizgi filmleri Saha Türkçesine çevirerek yayımlamaktadır.
Günümüzde Saha sineması yalnızca Rusya'da değil, bütün dünyada tanınmaya başlamıştır. Örneğin bu yıl, “Karina” adlı Saha filmi Türkçe dublajla TRT kanalında gösterilmiştir.
Her yıl 13 Şubat'ta Saha Dili Günü kutlanmaktadır. Bu tarih, ilk Saha dilbilimcisi ve bilim insanı Semen Novgorodov'un doğum günü dolayısıyla belirlenmiştir. Bu günde okullarda ve üniversitelerde Saha diliyle ilgili çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Saha Dili Günü yurt dışında da kutlanmaktadır. Örneğin bu yıl Ankara'daki Rus Evi'nde üçüncü kez Saha Dili Günü'nü düzenledik. Katılımcılara Saha dili ve kültürü hakkında bilgi verdik, ayrıca geleneksel Saha oyunları oynattık.
Saha Cumhuriyeti'nin yerli halkları arasında Sahaların yanı sıra Evenler, Evenkiler, Yukagirler, Çukçiler ve Dolganlar da bulunmaktadır. Onlar da kendi ana dillerini bilmekte ve yaşatmaktadır. Bu nedenle bazı köylerde çocuklar daha küçük yaşlardan itibaren üç dili birden konuşarak büyümektedir. Örneğin Kebeyi ulusuna bağlı Sebeen-Küöl köyünde insanlar Evence, Saha Türkçesi ve Rusça konuşmaktadır.
Bence bütün bunlar, Saha Cumhuriyeti'nde ana dillerin korunması ve yaşatılmasına yönelik dil politikasının başarıyla yürütüldüğünün açık bir göstergesidir.
Kuzey Makedonya’daki Türk toplumu hakkında daha önce bilginiz var mıydı? Balkan Türklerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kuzey Makedonya'da Saha Cumhuriyeti'nden gelen serbest güreşçi Vladimir Yegorov yaşamaktadır. Gazeteci olarak çalıştığım yıllarda onun katıldığı güreş müsabakalarını ilgiyle takip ederdim. Kuzey Makedonya'da Türklerin yaşadığını da ilk kez onun sayesinde öğrenmiştim.
Daha sonra Ankara'da Balkan Türkleri Derneği ile tanışma fırsatı buldum. Aynı dönemde Gagavuzya'nın varlığını da öğrendim. Gagavuz Türkçesinin Türkiye Türkçesine ne kadar yakın olduğuna hayran kaldım. Zamanla Balkan Türkleriyle biz Saha halkı arasında pek çok ortak nokta bulunduğunu fark ettim.
Örneğin, Saha Cumhuriyeti'nde iki kültür birlikte yaşamaktadır: Saha kültürü ve Rus kültürü. Aynı şekilde toplumumuzda hem Ortodoks Hristiyanlık hem de Tengricilik bulunmaktadır. Bu iki kültür ve iki inanç birbirine engel olmak yerine, uyum içinde bir arada yaşamakta ve birbirini tamamlamaktadır.
Üsküp'te bulunduğum günlerde bunu bizzat görme fırsatı buldum. Kuzey Makedonya Türk toplumunun temsilcisiyle yaptığımız görüşmede bana şöyle dedi: “Kuzey Makedonya'yı bizim kadar seven başka bir halk yoktur.” Sanırım biz Saha halkı da aynı şeyi söyleyebiliriz: Rusya'yı bizim kadar seven başka bir halk yoktur.
Kamu diplomasisinin yanı sıra bir de yazar diplomasisi diyebileceğimiz bir anlayış vardır. Bana göre bu, diplomasinin en yüce ve en anlamlı biçimlerinden biridir.
Saha Türkçesi ile diğer Türk lehçeleri arasında sizce en dikkat çekici benzerlikler ve farklılıklar nelerdir?
Saha dili, Türk dilleri arasında en eski ve en arkaik özelliklerini koruyan dillerden biridir. Sahaların ataları, diğer Türk topluluklarından çok erken bir dönemde ayrılarak kuzeye göç etmişlerdir. Bu nedenle Saha dili, Eski Türkçenin birçok özelliğini günümüze kadar koruyabilmiştir. Günümüzde Türk dilleri arasında yalnızca Saha dilinde eski diftonglar, uzun ünlüler ve burun “y”,“ŋ” sesi korunmuştur.
Sahalar, yüzyıllar boyunca büyük ölçüde diğer halklardan izole bir şekilde yaşamışlardır. Yalnızca Saha Cumhuriyeti'nde yaşayan az nüfuslu yerli halklarla — Evenler, Evenkiler, Dolganlar, Çukçiler ve Yukagirlerle — komşuluk ilişkileri içinde olmuşlardır. Bu sayede dillerini, kültürlerini, folklorlarını ve geleneksel inançlarını kaybetmeden günümüze ulaştırabilmişlerdir.
Saha dilinde Türkçe ve Moğolca kökenli çok sayıda kelime bulunmaktadır. Ancak diğer Türk halklarından erken ayrılması ve uzun süre başka halklar ile kültürlerle yoğun temas kurmaması nedeniyle Saha dili, Altay diliyle birlikte diğer Türk dillerinden belirgin biçimde farklı özellikler göstermektedir.
Daha önce de belirttiğim gibi, geleneksel inancımız Tengriciliktir. Bunun yanı sıra, çok sert iklim koşullarında yaşamamız da kültürümüzü şekillendirmiştir. Uzun ve çok soğuk kışlar ile kısa yazlar, halkımızın yaşam biçimini ve kültürel özelliklerini önemli ölçüde etkilemiştir. Bu nedenle bizi diğer Türk halklarından ayıran birçok özellik, yaşadığımız coğrafi ve iklimsel koşullarla ilişkilidir.
Bununla birlikte, bütün bu farklılıklara rağmen hepimiz aynı Türk dünyasının bir parçasıyız. Bu yüzden dillerimizde çok sayıda ortak kelime bulunmaktadır. Örneğin ben Saha dilinde “Bügün küölten ikki balıgı tuttum” (Bugün gölden iki balığı tuttum) desem, hemen hemen her Türk halkından bir kişi bu cümlenin anlamını anlayabilir.
Her Türk halkında kadınlara saygı göstermek, onları korumak ve anneyi yüceltmek önemli bir gelenektir. Hem Sahalarda hem de Türkiye Türklerinde anneye büyük saygı gösterilir. Bu da Türk halklarını birbirine bağlayan ortak değerlerden biridir.
Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk dünyasında son yıllarda artan iş birliklerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Ortak Türk Alfabesi çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu tür girişimler Türk halkları arasındaki iletişimi güçlendirebilir mi?
Türk dilli halkların ve toplulukların ortak bir dil kökü vardır. Bu nedenle, siyaseti bir kenara bırakarak kültür, bilim ve spor alanlarında birlikte çalışabileceğimize inanıyorum.
Bu sene, 2026 yılında, Birinci Bütün Birlik Türkoloji Kurultayı'nın 100. yıl dönümünü kutladık. Bu kurultay, bütün Türk halkları için büyük önem taşıyan tarihî bir olaydır. Kurultaya Saha Cumhuriyeti'nden, Saha Özerk Cumhuriyeti'nin kurucularından İsidor Barahov ile yazarlar Anempodist Sofronov-Alampa ve Aleksey İvanov-Künde katılmışlardır.
Ne yazık ki, Saha alfabesinin kurucusu olan büyük dil bilimci Semen Novgorodov 1924 yılında vefat ettiği için Saha heyeti kurultayda Saha alfabesi hakkında ayrıntılı bilgi sunma imkânı bulamamıştır. Ayrıca, 1934 yılına kadar Saha alfabesi Latin harfleriyle kullanılmaktaydı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, yeni Türk alfabesini hazırlama sürecinde bütün Türk dillerini inceletmiştir. O dönemde en ayrıntılı biçimde araştırılmış ve incelenmiş Türk dillerinden biri Saha diliydi. Bu nedenle, Saha dilinin de yeni Türk alfabesinin oluşturulma sürecine katkı sağladığını söylemek mümkündür. Aynı dönemde Eduard Pekarski'nin “Saha Dili Sözlüğü” Türkçeye çevrilmiştir. Bu sözlük toplam on iki cilt hâlinde yayımlanmıştır.
Daha önce de belirttiğim gibi, Saha dili diftongları, uzun ünlüleri ve burun “y”,“ŋ” sesini günümüze kadar koruyabilmiştir. Bu nedenle günümüzde önerilen ortak Türk alfabesi, Saha dilinin bütün fonetik özelliklerini tam anlamıyla yansıtamamaktadır.
Yakutistan’ı hiç görmemiş Balkanlardaki Türk okuyucularımıza ülkenizi ve yaşam koşullarını nasıl tanıtmak istersiniz? Kuzey Makedonya’daki Türk kardeşlerinize ve genel olarak Türk dünyasına iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Gelecekte Türk dünyasının farklı coğrafyalarında yaşayan gençlerin birbirlerini daha yakından tanımaları için hangi adımların atılması gerektiğini düşünüyorsunuz?
Saha Cumhuriyeti (Yakutistan), dünyanın en soğuk bölgesidir. Kışın hava sıcaklığı -60 ila -70 dereceye kadar düşer. Kar ekim ayında yağmaya başlar ve ancak mayıs ayında tamamen erir. Yaz mevsimi kısadır; gerçekten sıcak olan dönem yalnızca iki aydır. Ancak bu iki ay oldukça sıcaktır. Temmuz ayında hava sıcaklığı +35 dereceye kadar çıkabilir.
Bu kısa süre içinde otlar ve ağaçlar tamamen büyür, bitkiler ise gerekli bütün vitaminleri toplar. Bu nedenle Saha Cumhuriyeti'nde otlar çok hızlı büyür ve kurumaya fırsat bulmaz. Bunun sonucunda sığır ve at eti son derece lezzetli, yumuşak ve besleyici olur. Saha halkı çok eski zamanlardan beri sığır ve at yetiştiriciliğiyle uğraşmaktadır. Kuzeyin yerli azınlık halkları ise ren geyiği yetiştirirler. Sert iklim nedeniyle Saha Cumhuriyeti'nde sebze ve meyve yetiştiriciliği oldukça sınırlıdır. Bu yüzden geleneksel mutfağın temelini et ve süt ürünleri oluşturur.
Haziran ayında Saha halkı millî bayramı olan Yhyah'ı kutlar. Kutlamalar önce küçük köylerde başlar, ardından bütün cumhuriyetin katıldığı en büyük kutlama olan Tuymada Yhyahı gerçekleştirilir. Bunun yanı sıra temmuz ayının başında Olonho Bayramı düzenlenir. Bu bayramlarda Saha kültürü, gelenekleri ve manevi mirası en güzel şekilde yaşatılır.
Bu nedenle Saha Cumhuriyeti'nin güzelliklerini görmek isteyenlere yaz aylarında gelmelerini tavsiye ederim. Eğer Saha halkının gerçek kuzey kışında nasıl yaşadığını görmek istiyorsanız, aralık veya ocak ayında gelmeniz daha uygun olacaktır. Çünkü bunlar yılın en soğuk aylarıdır.
Kuzey Makedonya'da yaşayan Türklere şunu söylemek isterim: Kuzey Makedonya ile Saha Cumhuriyeti arasında önemli bir benzerlik vardır. Bizler iki kültür içinde yaşıyoruz. İki dili aynı derecede iyi konuşabilen ve iki kültürü birlikte yaşayabilen insanlar her zaman daha başarılı olurlar.
Her insan kendi ana dilini mutlaka bilmelidir. Bu, gelişmeye engel değildir. Aksine, ana dilinizi korurken ikinci dili de aynı düzeyde öğrenebilirseniz, gelişiminiz çok daha güçlü olur. Böylece üçüncü ve dördüncü dilleri öğrenmek de çok daha kolaylaşır.
Bu nedenle sözlerimi şu cümleyle bitirmek istiyorum: Ana dilinizi konuşun, ikinci diliniz sayesinde kendinizi geliştirin.
Burcu A.