Özlem Kurt’un kaleme aldığı “Herkes Susunca” adlı romanı, okuru Kuzey Makedonya’nın farklı dilleri, inançları ve yaşam biçimleriyle şekillenen kültürel mozaiğinde bir yolculuğa çıkarıyor. Başkalarının hikâyelerine tanıklık ederken kendini de keşfeden ana kahramanın yolculuğu, farklılıkların insanlar arasında nasıl bir bağ kurabildiğini gözler önüne seriyor. Yazım sürecinde kimi zaman cümlelerde kaybolduğunu, kimi zaman ise beklemediği satırlarda kendine rastladığını belirten Kurt, uzun soluklu emeğinin ardından eserini okurlarla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyor.
Uzun soluklu bu yazım sürecinin ardından duygularını paylaşan Kurt, “Şimdi mutluyum. Biraz yorgun, biraz gözlerim dolu. Kitabımı bir an önce sevdiklerime göstermek, sonra da hiçbir sayfaya yetişmeye çalışmadan yanlarına oturmak istiyorum. Bunca zaman ‘geliyorum’ dedim. Bugün elimde bir romanla geldim,” diyerek kitabını sevdiklerine ve okurlarına ithaf etti.
Yazar, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı duygusal paylaşımda romanın arkasındaki emeği ve hislerini şu sözlerle aktardı:
“Bir roman yazmak ne kadar zor olabilir ki? Biraz uykunuzdan, biraz kendinizden, en çok da ‘Şunu da bitireyim, geliyorum,’ dediğiniz sevdiklerinizin zamanından verirsiniz. Sonra o ‘biraz’lar birikir, çoğalır ve günlere, gecelere, aylara dönüşür. Bugün Herkes Susunca’yı elimde tutuyorum. Kapağında benim adım, sayfalarının arasında ise ailemin sabrı, ertelenen sohbetler, yarım bırakılan sofralar ve herkes en küçük bir arayı bile değerlendirirken benim başından ayrılamadığım cümleler…”