TÜRKSOY Genel Sekreteri Raev’in, Kuzey Makedonya Notları

Coğrafi sınırları mütevazı fakat ruhu alabildiğine zengin; sınırlarının hacminden ziyade gönlünün genişliğiyle ve o eşsiz misafirperverliğiyle öne çıkan bu ülke, koynunda Makedon, Arnavut, Türk, Boşnak ve diğer milletleri barındırıp tek bir bilek olmayı başarmış, tarihi kökleri çok derinlere uzanan bir memleket.

Kültür - 18-07-2026 11:44

 

Sultan Raev
TÜRKSOY Genel Sekreteri 

Kuzey Makedonya...
Makedonya hükümetinin resmi davetlisi olarak bir iş seyahatindeyken yolumuz düştü bu topraklara. Balkan coğrafyasındaki bu ülkenin adı, her devirde Büyük İskender’in şanlı ismiyle birlikte anılır, onunla filizlenir. 

Coğrafi sınırları mütevazı fakat ruhu alabildiğine zengin; sınırlarının hacminden ziyade gönlünün genişliğiyle ve o eşsiz misafirperverliğiyle öne çıkan bu ülke, koynunda Makedon, Arnavut, Türk, Boşnak ve diğer milletleri barındırıp tek bir bilek olmayı başarmış, tarihi kökleri çok derinlere uzanan bir memleket.

Her taraftan yemyeşil dağlarla kuşatılmış bu halk son derece sade bir vakar içinde yaşıyor. Büyük İskender’in ve Osmanlı’nın büyük hükümdarı Fatih’in torunları, hiçbir kibir göstermeden, göğüs kabartıp hamasi sloganlar atmadan, o devasa tarihi hafızayı gururla ama sessizce taşıyarak duru bir hayat sürüyor. Nüfusu iki milyon sularında.

Beni asıl hayrete düşüren şey, bu halkın millî tarihlerinde iz bırakmış her bir şahsiyete duyduğu o muazzam vefası oldu. Üsküp şehrinin geniş caddelerinden daracık ara sokaklarına kadar, büyük bir ihtimamla her yere heykeller dikmişler, tarihi anıtları gözbebekleri gibi korumuşlar. Bu millet, tarihiyle adeta etle tırnak gibi olmuş. Vaktinde dünyanın yarısını dize getirip o şanlı imparatorluğu kuran bir halkın mirasına sahip çıkma tarzı tam da böyle olur işte.

Bir başka çarpıcı detay: Bu halkın Millî Müzesinde eşsiz bir parçaya gözüm ilişti. Milattan önce 6. yüzyıla ait olan "Altın Maske"... Bu nadide eserin birebir benzeri, Kırgız Cumhuriyeti Millî Tarih Müzemizde de mevcut. Birbirinden ayırt edilmesi neredeyse imkânsız olan, biri Doğu’dan, diğeri Batı’dan çıkarılmış bu iki eserin arasındaki bu muazzam benzerliğin sırrı neydi? Bu eserlerin ortak kökü nereye dayanıyordu? Kadim Grek medeniyeti ile bizim ata yurdumuz arasında nasıl bir yakınlık vardı? Yoksa Kırgız topraklarında da o devirlerde buna eş değer, muazzam bir medeniyet mi yükselmişti? Bu soru da bizim memleketin tarihçilerinin üzerinde düşünecekleri bir ödev olsun...

Ülkenin devlet protokolü de Makedonya halkı gibi mütevazı. Cumhurbaşkanı Gordana Siljanovska-Davkova ile kadim bir Grek amfitiyatrosunda bir araya geldik. Kadın cumhurbaşkanı son derece samimi, halktan biriydi. Ne peş peşe sıralanan koruma orduları ne de insanı boğan o kasıntı protokol kuralları göze çarpıyordu. Her yıl geleneksel olarak düzenlenen “Ohri Yazı” Opera Festivali’ne katılarak bir açılış konuşması yaptı. Festivale dünya çapındaki opera yıldızları; soprano Ermonela Jaho (Arnavutluk), tenor Charles Castronovo (ABD) ve ünlü şef Marco Boemi (İtalya) katılmıştı.

Ziyaretimiz kapsamında Makedonyalı Türk entelektüellerle ve Uluslararası Vizyon Üniversitesi heyetiyle de verimli görüşmeler gerçekleştirdik.

Makedonya; parlamenter sistemle yönetilen, çok kültürlü ve bir o kadar da ahenkli bir ülke. Bu mütevazı ve sıcak memlekette Türkler, Makedonlar, Arnavutlar ve diğerleri, tam bir birlik ve kardeşlik içinde yaşıyor. Bizim soydaşlarımız, Türk nüfusu, ülke genelinin yüzde dördünü oluşturuyor. Bu arada, Kültür ve Turizm Bakanı konuştuğu duru Türkçe ile TÜRKSOY Genel Sekreteri olan şahsımı ayrıca mutlu etti. 

Makedonya’daki tek Türk tiyatrosunun sahnelediği “Nevbahar” adlı tiyatro oyununu da büyük bir keyifle izledik.

Kuzey Makedonya’daki bu seyahatimiz boyunca Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Fatih Ulusoy ve Kazakistan Cumhuriyeti Büyükelçisi Satıbaldı Burşakov bizlere eşlik ettiler. Bizleri müstesna bir hürmet ve misafirperverlikle ağırladılar; kendilerine şükranlarımızı sunduk.

Tarih çarkının akışını bir dönem kökten değiştirmiş olan bu asil halk, hiçbir yapay şatafata ve kuru gürültüye prim vermeden, o büyük tarihi hafızayı kendi kan damarlarında sessizce yaşatmaya devam ediyor...

Günün Diğer Haberleri