Kail Halili. 4 Kasım 1990 Gostivar doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Gostivar’da tamamladıktan sonra 2009 yılında Türkiye Cumhuriyetinin düzenlemiş olduğu TCS ile Ankara Gazi Üniversitesi İşletme Bölümü’nü kazandı. 2014 yılında mezun olduktan sonra Ankara’da özel bir Dil Okulu’nda Online Eğitim Danışmanı olarak çalışmaya başladı ve halen de bu görevini başarıyla sürdürüyor. Aynı zamanda da yüksek lisansa hazırlanıyor.
Daha önce de zikrettiğimiz gibi, Türkiye birçok öğrencinin hayallerinden biri olan bir ülke. Kail Halili de bu gruba girerken, Türkiye’deki eğitim serüvenin nasıl başladığını şöyle anlattı: “Türkiye’de eğitim görmek benim en büyük hayalimdi. Lisede hep bu hayal ile çalışıyordum. 2009 yılında gerçekleşen TCS sınavına girdim, açıkçası istediğim gibi geçmeyen sınavdan çok üzgün ayrılmıştım, kazanamayacığımı düşünüyordum ve çok üzülmüştüm. Türkiye’de eğitim almak için kendimi o kadar hazırlamıştım ki, Türkiye’deki eğitimden başka ikinci bir planım yoktu ve kendimi boşluğa düşmüş gibi hissediyordum. Şükürler olsun ki arkadaşımdan gelen bir telefon ile hayatımın en güzel haberini almıştım. Gazi Üniversitesi İşletme Bölümü’nü kazandığımı söylediğinde hayatımın en mutlu gününü yaşatmıştı bana, hayallerim gerçeğe dönüşüyordu.
O günden sonra ilk kez büyüdüğümü hissetmiştim. Yanımda umutlarım, hayallerim geride, ailem ve çocukluğumu bırakıp Ankara’ya yola koyulmuştum. O günleri hayatım boyunca unutmayacağım.”
Eğitim dönemimi sıkıntıdan ziyade geçirdiğim güzel günlerle hatırlıyorum
Diğerlerinin yanında şu konuşmalara yer veren Kail, “Sıkıntıdan ziyade şaşkındım ilk gittiğim zamanlarda. Çünkü orda gördüm ki çoğu insan Makedonya’daki Türklerden bihaberdi. ‘Sen yabancısın, nasıl bu kadar iyi Türkçe konuşabiliyorsun, nereden öğrendin?’ gibi sorularla çok karşılaşmam beni şaşkınlığa uğratmıştı. Dili, töresi, örfü farklı olana yabancı derler, oysa benim ne dilimde, ne örfümde, ne de töremde farklılık vardı.
İlk defa ailemden uzakta olmam dışında hiçbir sıkıntı çekmemiştim. Her geçen zaman içerisinde şartlarımız daha iyi duruma gidiyordu. Bunun dışında yaşadığım şanslardan biri BALKANEVİ gibi bir ortamda bulunmam oldu. Balkanlar’da yaşayan her ülkeden bir arkadaş, bir dost edinmiştim ve birlik beraberlik içerisinde projeler ve geziler düzenliyorduk. Geldiğim toprakları ve anavatan Türkiye’yi daha yakından tanıyordum bir bakıma. Eğitim dönemimi sıkıntıdan ziyade bu güzel günler ile hatırlamaktayım” dedi.
Yoğun bir çabadan sonra Dil Okulu’nda çalışmaya başladım
Kail’e dil okulunda nasıl çalışmaya başladığını sorduğumuzda, kendisi şu yanıtı verdi: “Dil okulunda çalışmaya başlamam, yoğun bir çabadan ve tabii ki şansımın da yardımıyla gerçekleşti. Bir şekilde, Dil Okulu sahibi olan Ahmet Akın’a ulaşmaya çalıştım. Kendisi ile bir görüşme fırsatı yakaladıktan sonra kendimden, hedeflerimden bahsettim. Sağ olsun, kendisi de çok sıcak karşıladı ve içtenlikle dinledi beni.
Profesyonelliği ve bununla birlikte en önemlisi aile sıcaklığı felsefesi ile çalışan kurumda herkes çok iyi karşıladı ve aileden biri olduğumu hissini yaşattılar bana.
“AKIN Dil” ailesinin bir üyesi olmaktan dolayı çok mutlu ve gururluyum” şeklinde konuştu.
Hedefim, ülkemdeki soydaşlarıma Türkçemizin değerini aşılamaktır
Kail Halili, Türkiye’de eğitim almak isteyen Makedonyalı öğrencilerine birkaç tavsiyede bulunmak isterken, diğerlerinin yanı sıra kendi hedeflerinden de söz etti: “Makedonya’daki arkadaşlarıma, söyleyebileceğim en önemli konu, gitmeden önce burada olabildiğince kendilerini geliştirsinler, çok çalışıp çok okusunlar, çünkü eğitim açısından oradaki öğrencilerin çok gerisindeyiz ve bunun zorluğunu özellikle en çok gittiğimiz, eğitim gördüğümüz ilk senede çok yaşıyoruz. Türkçemizin ve Türklüğümüzün değerini bilerek oraya gitsinler çünkü dilimiz var olduğu sürece biz de Balkanlar’da var olmaya devam edeceğiz.
Kendi hedeflerime gelince; İleride en büyük hedefim yüksek lisans ve doktoramı tamamlamak ve başarılı bir Akademisyen olup, ülkemdeki soydaşlarımıza, özellikle yeni yetişen nesillere faydalı olup, Türklüğümüzün, Türkçemizin ve birliğimizin önemini ve değerini aşılamak olacaktır. Daha önce de söylediğim gibi Türkçe var oldukça biz de Balkanlar’da var olacağız ve benim gözümde en önemli konu ve hedef yeni yetişecek olan nesillere bu bilinci aktarmak olacaktır.
Kail Halili konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Öncelikle Yeni Balkan ailesine, Makedonya’nın her bölgesinde yaşayan Türk gençlerine böyle bir fırsat verip, sesini duyurmasına vesile oldukları için çok teşekkür ederim. Yeni Balkan gazetesi Makedonya’daki Türklerin sesi olmaya devam etmektedir ve bunun değerini bilmeliyiz.
Birlik beraberlik içerisinde, Türklük ve Türkçe ile birlikte çok çalıştığımız ve çok okuduğumuz güzel günler bizlerin olsun inşallah. Bu topraklarda ve dahası Balkanlar’da bizler hep vardık, varız ve var olmaya da devam edeceğiz.”