Sumeyra İslami Türkiye’de Tıp Okuyarak Hedefine Ulaştı

Kuzey Makedonya’nın Gostivar şehrine bağlı Vrapçişte köyünde doğup büyüyen Sumeyra İslami, çocukluk hayalini gerçekleştirerek Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Türkiye’de aldığı tıp eğitimi sürecini, yaşadığı zorlukları, unutamadığı anılarını ve gençlere tavsiyelerini anlattı.

Eğitim - 21-07-2026 13:32

Kuzey Makedonya’nın Gostivar şehrine bağlı Vrapçişte köyünde doğup büyüyen Sumeyra İslami, çocukluk hayalini gerçekleştirerek Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Türkiye’de aldığı tıp eğitimi sürecini, yaşadığı zorlukları, unutamadığı anılarını ve gençlere tavsiyelerini anlattı.

Merhaba Sümeyra, öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?

Merhaba, ben Sumeyra İslami. 27 yaşındayım. Kuzey Makedonya'nın Gostivar şehrine bağlı Vrapçişte köyünde doğup büyüdüm. İki çocuklu bir ailenin küçük çocuğuyum.

Tıp fakültesini seçmenizde en büyük etken ne oldu? Çocukluk hayaliniz miydi?

Aslında tıp fakültesini seçmemin en temel nedeni çocukluk hayalim olmasıydı. Kendimi bildim bileli doktor olmayı istiyordum ve başka bir meslek hiç düşünmedim. Zaman içinde bu hayalim daha da netleşti. Bu yüzden eğitim hayatım boyunca hedefim hep tıp fakültesi oldu. Bugün geriye dönüp baktığımda, çocukluk hayalimi gerçekleştirmiş olmanın gururunu ve mutluluğunu hissediyorum.

Türkiye’de eğitim almayı neden tercih ettiniz?

Türkiye'de eğitim almayı tercih etmemin en önemli nedeni, ilkokuldan lise son sınıfa kadar eğitimimi Türkçe almış olmamdı. Bu yüzden üniversite eğitimimi de dil açısından kendimi en rahat ifade edebileceğim bir ülkede sürdürmek istedim.

Edirne’yi tercih etmemin nedeni ise Makedonya’ya yakın olmasıydı. Aileme kolay ulaşabilmek ve ulaşım konusunda zorluk yaşamamak benim için önemliydi. Bu nedenle hem kaliteli bir tıp eğitimi sunması hem de memleketime yakınlığı sayesinde Trakya Üniversitesi benim için en doğru tercih oldu.

Tıp eğitimi sürecinde sizi en çok zorlayan dönem hangisiydi?

En çok üçüncü sınıfta zorlandım diyebilirim. Çünkü bir yandan ders yoğunluğu çok fazlaydı, bir yandan da klinik eğitimlere başlamanın heyecanı ve stresi vardı. İlk kez hastane ortamında daha aktif olmaya başladığımız için sorumluluk hissi de artıyordu. Bu yüzden en çok zorlandığım dönemin üçüncü sınıf olduğunu söyleyebilirim.

Eğitim hayatınızda sizi en çok etkileyen, unutamadığınız bir anınız var mı?

Aslında unutamadığım çok fazla anı var ama beni en çok etkileyenlerden biri ilk kez normal bir doğuma tanıklık ettiğim gündü.

O ana kadar kitaplardan okuduğumuz ve derslerde öğrendiğimiz bir süreci ilk kez canlı olarak görmek bambaşka bir deneyimdi. Başta çok heyecanlı ve stresliydim, hatta biraz da endişeliydim. Ama doğum gerçekleştiğinde o anın mutluluğunu ve mucizevi tarafını hissetmek bütün duygularımı değiştirdi. Aynı anda heyecan, mutluluk ve büyük bir hayranlık hissettim. O gün, hekimlik mesleğinin ne kadar özel ve anlamlı olduğunu bir kez daha anladım.

Türkiye’de eğitim almak size kişisel ve mesleki açıdan neler kattı?

Türkiye’de eğitim almak bana hem kişisel hem de mesleki açıdan çok önemli katkılar sağladı.

Kişisel anlamda farklı şehirlerden ve farklı kültürlerden insanlarla tanıştım, çok değerli arkadaşlıklar ve dostluklar edindim. Bu süreç bana farklı bakış açıları kazandırdı ve kendimi geliştirmeme katkı sağladı.

Mesleki açıdan ise özellikle vaka çeşitliliği benim için çok değerliydi. Nüfusun fazla olması nedeniyle birçok farklı hasta ve hastalıkla karşılaşma şansı buldum. Bu da hem deneyim kazanmamı hem de mesleki gelişimimi önemli ölçüde destekledi.

Türkiye ve Kuzey Makedonya’nın sağlık sistemlerini karşılaştırdığınızda en belirgin fark sizce nedir?

Bence iki ülkenin sağlık sisteminin ortak amacı aynı; hastalara en iyi sağlık hizmetini sunmak. Ama en belirgin fark hasta yoğunluğu.

Türkiye’de nüfusun fazla olması nedeniyle çok daha fazla ve çok daha farklı vakalar görmek mümkün oluyor. Bu da özellikle tıp eğitimi açısından büyük bir avantaj sağlıyor. Kuzey Makedonya’da ise hasta sayısı daha az olduğu için vaka çeşitliliği de buna bağlı olarak daha sınırlı kalabiliyor.

Bu yüzden Türkiye’de eğitim almanın bana mesleki anlamda önemli bir deneyim kazandırdığını düşünüyorum.

Mezuniyet gününüz sizin için nasıl bir anlam taşıyordu?

Mezuniyet anı benim için tarif etmesi zor duyguların bir araya geldiği çok özel bir andı. Yıllarca emek verdiğim bir sürecin sonunda mezun olmanın gururunu ve mutluluğunu yaşadım.

En önemlisi de çocukluk hayalimi gerçekleştirmiş olmanın verdiği tarifsiz bir huzur ve mutluluk vardı. O an annemin gözlerindeki gururu ve mutluluğu görmek ise benim için her şeyden daha değerliydi.

Hem çok heyecanlıydım hem de oldukça duygusaldım. O an sadece bir diplomayı değil, yılların emeğini, fedakârlığını ve hayallerimi de taçlandırmış gibi hissettim.

Uzmanlık yapmayı düşünüyor musunuz? Aklınızda belirlediğiniz bir branş var mı?

Evet, uzmanlık yapmayı düşünüyorum ve inşallah yapacağım. Açıkçası tıp fakültesinin sonuna yaklaşırken insan hangi branşı seçeceğine daha kolay karar vereceğini düşünüyor. Ancak tam tersi oluyor.

Kendimi cerrahi branşlara daha yakın hissetsem de şu an kesin olarak karar vermiş olduğum bir alan yok. Kendime en uygun branşı seçmek için bu süreci dikkatlice değerlendiriyorum. Hem severek yapacağım hem de başarılı olacağım bir uzmanlık alanında ilerlemek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

Mezuniyet sonrası Türkiye’de mi yoksa Kuzey Makedonya’da mı çalışmayı düşünüyorsunuz?

Açıkçası bu konuda henüz net bir karar vermiş değilim. Mezuniyet sonrası planlar elbette var ama hayatın bize her zaman farklı kapılar açabileceğini de düşünüyorum.

Hem Türkiye’de hem de Kuzey Makedonya’da çalışmanın kendine göre avantajları var. Bu yüzden şimdilik kendimi tek bir seçeneğe bağlamıyorum. Önceliğim mesleki olarak kendimi geliştirmek ve hayatın bana sunacağı fırsatları en doğru şekilde değerlendirmek. Zaman içinde şartlar ve hedeflerim doğrultusunda en doğru kararı vereceğime inanıyorum.

Türkiye’de eğitim almayı düşünen Makedonyalı gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Türkiye’de eğitim almayı düşünen Makedonyalı gençlere en büyük tavsiyem, yeniliklerden ve değişimden korkmamaları olur.

Yeni bir ülkeye gitmek, farklı bir kültüre uyum sağlamak, yeni insanlar tanımak ve bazen tek başına kalmak ilk başta göz korkutabiliyor. Ben de bu duyguları yaşadım. Ama zamanla gördüm ki bunların hiçbiri düşündüğümüz kadar zor değil.

Tam aksine, insan en çok bu süreçlerde kendini tanıyor ve geliştiriyor. Tek başına ayakta durmayı, sorunlarla baş etmeyi ve kendi kararlarını vermeyi öğreniyor. Bence bizi biz yapan, karakterimizi güçlendiren en değerli deneyimler de tam olarak bunlar.

Son olarak gençlere ve hayallerinin peşinden gitmek isteyenlere ne söylemek istersiniz?

Hayat hiçbir zaman bize sadece kolaylıklar sunmuyor. Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda gibi görünse de herkesin kendi içinde verdiği mücadeleler var.

Ben de eğitim hayatım boyunca çok zorlandım, çok üzüldüm, çok ağladım; ailemden uzakta kaldım, başarısız olduğum anlar da oldu. Ama bütün bunlar gelip geçiyor.

Eğer gerçekten bir hayaliniz ve ulaşmak istediğiniz bir hedefiniz varsa, en önemli şey pes etmemek. Çünkü günün sonunda sizi hedefinize ulaştıran şey, karşılaştığınız zorluklar değil, onlara rağmen yolunuza devam etme cesaretiniz oluyor.

 

Günün Diğer Haberleri