Kosova, yeni yüzyılın yirmili yıllarına iki krizle girdi. Sağlıkta Pandemi, siyasette Hükümet ve Cumhurbaşkanı krizleri.
Gece son anda sabaha karşı, anamuhalefetle sağlanan yıldırım anlaşması sonucu Meclis, Justina Shiroka Pula'yı yeni Cumhurbaşkanı seçti.
Özde bu seçim, Kosova'nın Lahey merkezli Özel Mehkemesi'de eski UÇĶ (Kosova Kurtuluş Ordusu) komutanları Hashim Thaçi, Yakup Krasniqi, Kadri Veseli ve Selim Rexhepi'nin savaş suçundan toplamda 81 yıla mahkum edilmelerine tepki olarak, Kosova'da yaklaşık üç hafta süren ve şiddete dönüşmeye başlayan protesto gösterilerinin gölgesinde gerçekleşti.
Yeni Cumhurbaşkanı Justina Shiroka Pula, Priştine'de 70'li yıllarda aynı lisede birlikte okuduğumuz bir şahsiyet.
Geçen ay Lahey'de savaş suçu iddiasıyla yargılanan Haşim Thaçi'nin Başbakanlığı döneminde Enerji ve Sanayi Bakanı, üniversitede öğretim görevlisi ve düne kadar Kosova Bilim Akademisi üyesiydi.
Solgun bir seçimin, baharı açar umuduyla, bir daha hayırlı olsun diyorum.
Çünkü, Kosovalıları ne umut, ne de onlar umudu terk etmezler. Zaman zaman Balkanlarda yaşayan halklarların "iyimserlikleri" (optimizmi) konusunda son yılların anketleri "seçmeli" olsa da, Kosovalıları şampiyon kürsüsüne oturtmuştur.
Yeni seçimler konusunda da muhalefetin "olur", iktidarın "olmaz" dileklerindeki umut ve "iyimserlik"leri bitmiyor.
Muhalefetin, Meclisteki oylama ve seçim ihlalleri konusunda Anayasa Mahkemesi'ne olası şikayetlerinin iktidara "gol" umudu da az değil.
Bir de her işte göze çarpan ve özelikle bu kriz döneminde özellikle dile gelen "Arnavut İnadi" var ya her an yeni krizlere neden olabilir.
Cumhurbaşkanı seçilmiş olsa da yargılanan UÇK komutanlarına destek protestolarının durması beklenemez. Bu protestolar, aynı zamanda yeni boyutta Hükümete karşı dönüşebilir.
Son dönemde yaşananların Balkanlar üzerinde ısmarlanan projenin, açılıp okunan sayfalarının umut sayfaları olduğuna Kosovalı olarak iyimserlikle bakıyorum.
Saygılar.