Hem anne hem de baba tarafından Balkan muhaciri bir ailenin evlâdı olan araştırmacı yazar H. Yıldırım Ağanoğlu, Balkan kitapları serisine bir yenisini daha ekledi. T.C. Başbakanlık Devlet Arşivlerinde Osmanlı Arşivi uzmanı olarak çalışan Ağanoğlu, bildiklerinin zekâtını vermeye devam ediyor.
“Rumeli! Şühedâ yadigârı, evlâd-ı fatihân memleketi… Ve Osmanlı Devleti: Avrupa topraklarından hep daha fazla olmuş. Yani bir Doğu Avrupa ülkesi.
Tefekkü, sınırı olmayan bir haldir. Ama ne yazık ki, Lozan’da çizilen Türkiye’nin siyasî sınırları pek çoğumuzun tefekkür sınırı da olmuş. Hâlbuki ne Türkiye, ne Türklük, Edirne-Ardahan-Hakkari-Muğla dörtgenine sığmaz. Ancak bu, asla bir toprak talebi olarak da anlaşılmamalıdır. Orta Asya’dan bu tarafa geldik diye ata yurdunu unutmak mı gerekir? Rumeli’de bastığın çimenin, gölgesinde dinlendiğin çınarın kökünde, dedenin kanı ve tabii sakalı var. Ne yazık ki çok yakın bir zamana kadar, Lozan hudutları dışındaki Türkler ve Türklükle alakamız resmî olark yoktu. Şimdi çok şükür; TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı kurumlarımız var. Bunlar yalnız kurumsal olarak bu açığı kapatmaya yönelik önemli adımlar. TİKA’nın ecdat yadigârı binaları tamir ve ihyası elbette çok önemli. Ama kafesten maksud kuştur. İçi boş kafes işe yaramaz.
Gerek bu güzide kurumlarımızın, gerek Balkanlar’da ortaya çıkan yeni bağımsız devletler ve halklarımız bu serbestîden istifade ile birbirlerini ziyaretleri ile asırlara dayanan ahbaplığımız hatta aynîyetimiz pekişmeye başladı. Sayın Yıldırım Ağanoğlu’nun Ohri Halvetî-Hayâtî Âsitânesi kitabı, bu aynîliğin bir yansıması. Ohri’deki âsitâne ile Kastamonu’daki Şabanî Âsitânesi, Konya’daki Mevlevî âsitânesi; İstanbul’daki yani diğer bir ismiyle Âsitâne-i Saadet’teki daha nice âsitâneler… Bunların hepsi aynı değil mi? Horasan-Türk tasavvuf ekolünden doğan Halvetiliğin, yani özbeöz Türk tarikatın, bir kolunun âsitânesi Ohri’dir. Çoğumuz bilmiyorduk değil mi? İstanbul’dan Ohri, İstanbul’dan Erzurum’a olan mesafeden daha yakın. Bütün Rumeli’nin İslamlaşması, fütûhât-ı İslam bayraktarlığını hiç elinden düşürmemiş olan biz Türklere ait. Malumdur ki fetih, zapt etmek değildir, açmak demektir. Oradaki insanların gönlünü açmak. Zaten Balkan ziyareti yapanlar biliyorlar ki, oradaki kardeşlerimizin gönülleri hep açık. Münasebetler çoğaldıkça gidip gelmeler arttıkça, kitaplar yazıldıkça daha neler olacak? Hazret-i Aziz Mahmud Hüdaî’nin Bağdad’daki halifesi Şeyh Münir-i Belgradî, Usturumca’daki Hz. Pîr Muhammed Nurü’l-Arabî, Bosna-Hersek’in Akhisar şehrindeki Hasan Kâfî, Sofya’daki Şeyh Sofyalı Balî Efendi ve daha nice abide şahsiyetler.”
Ömer Tuğrul İnancer, Ağanoğlu’nun kitabını takdim ederken bu tespitlerde bulunmuş (s. 11–12). Ağanoğlu çalışmasını; giriş hariç üç bölümden oluşturmuştur. Girişte, “Tasavvuf, tarikat ve tekke kavramları”; “tarihten günümüze Ohri ve Makedonya Cumhuriyeti; Makedonya’da Tarikatlar” (s.31–74) anlatılırken I. Bölümde: “Halvetiliğin Hayatilik Kolu ve Ohri Hayati Asitanesi” bütün teferruatıyla anlatılmıştır. II. Bölümde ise “Ohri Hayati Asitanesi’ne Bağlı Tekkeler” anlatılırken, Makedonya, Arnavutluk ve Bulgaristan’dakilerle birlikte bütün Balkanlardaki Hayati türbeleri ve tekkelerine yer verilmiş (s. 75–278). III. Bölümde “Hayatilik ve Ohri Hayati Asitanesi’ne Dair Mülakatlar” bulunuyor. Bu mülakatlarla birlikte “Ekler”de sunulan bilgi ve belgeler çalışmayı zenginleştiriyor.
Türk-İslâm kültür coğrafyasının hâlâ ayrılmaz bir parçası olan Balkanlardaki kolonizatör Türk Dervişlerinin izlerini sürmek, tarihimizin bakiyesi tekke, türbe ve tarikatların mevcut durumunu tespit edip kayıt altına almak, tarih olanlarıyla ayrı ilgilenmek, ama tarihî olanlarının devamı için yeni baştan kolları sıvamak günü gelmiş de geçmektedir. Balkanlar özlediği huzuru ancak bu irfan ocaklarının ihyası ile yakalayabilecektir diye düşünenlerdeniz.
H. Yıldırım Ağanoğlu’nu bu çalışması için kutlarken bu kitap aynı vadide yeni çalışmalara vesile olur da Balkanlardaki her bir tekke için böyle bir kitap ortaya çıkar mı acaba?... Hayır dualarımla…
Yrd. Doç. Dr. Zeki GÜREL
Balkan Yazarlar Birliği Kurucu Üyesi
zekigurel@yahoo.com