Burhaneddin Zaim, İştip ve Köprülü Hatıraları, İstanbul 2005, 256 s., Şehir Yayınları-33, Hatırat:9
Her insan, doğum yerini ve tarihî gelişimini etraflıca bilmek mecburiyetindedir. Bu kitabı, bu düşünce ve idealle kaleme alan Burhaneddin Zaim, 1922 tarihinde Makedonya’nın İştip şehrinde Keresteci Mustafazade’nin oğlu olarak dünyaya geliş bir Evlâd-ı Fâtihandır. İlkokulu İştip’te Saataltı’nda Grasko Şkola’da okuduktan sonra 1932 yılında eğitim amacıyla İstanbul’a gelmiştir. Ailesi de daha sonra 1934’de İstanbul’a göç etmek zorunda kalmıştır.
İştip, Hicri 783 senesinde Sultan Murat Han devrinde Rumeli beylerbeyi Timurtaş Paşa tarafından fethedilmiştir. XX. asrın başında Balkan Harbi öncesinde camileriyle, kervansaraylarıyla, banyolarıyla, Otina nehriyle otantik bir Osmanlı şehridir ve huzur kentidir. O yıllarda İştip’te otuz iki mahalle varmış. Dokuz mahallede Makedonlar yaşarmış. On mahalle karışık, dokuz mahalle Türklerle meskûn imiş. Bir Yahudi Mahallesi ve büyükçe bir çarşısı varmış. Sokaklar Türk kaldırımı ile döşeli imiş.
Türk milletinin ve hassaten Türk gençliğinin geçmişiyle ilmî, insanî ve meşru milletlerarası kaideler çerçevesinde ilgilenmesi bir zarurettir. Yapılacak şey fikrî, ilmî ve kültüreldir. Anadolu dışındaki Türklerin durumlarını sürekli takip etmeli, geçmişte bu ideal uğrunda mücadele edenleri hatırlamalı ve yeni gençliğe tanıtmalıyız. Çalışma şartları bugün için elverişli olmayabilir, fakat konuyu millî şuurumuzda daima canlı tutmalıyız.
İştipli Burhaneddin Zaim’in İştip ve Köprülü Hatıraları adlı kitabı kaleme alması da tamamen bu duygularladır. Burhaneddin Bey, bu hatırat için yıllarca çalışmış fakat yayınlamak için ömrü yetmemiştir. Kitabı yayınlamak; kardeşi Prof. Dr. Sabahattin Zaim’e nasip olmuştur. Zaim ailesi, baba tarafından Konya’dan, anne tarafından Kafkasya’dan (XVII. Asır) gelip Balkanların fethine katılarak zeamet sahibi olan bir ailedir.
Sabahattin Zaim, 2005 yılında İştip’i ziyaret etmiş, Hamidiye Medresesinin temel atma törenine de katılmıştır. İştipliler de bir vefa örneği sergileyerek Medresenin kütüphanesine “Sabahattin Zaim Kütüphanesi” adını vermişlerdir.
Kitap dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde İştip, camileri, tekkeleri, kervansarayları ve kiliseleriyle mimari yapılarıyla tanıtılırken idarî ve sosyal yapısı da anlatılmıştır. İştipte tarım, ticaret ve eğitim hayatına da değinilmiştir. Bu arada sosyal göçü hazırlayan amillere de değinilmiştir. İkinci Bölüm’de ise birinci bölümde olduğu gibi Köprülü anlatılmıştır. Üçüncü bölüm ve dördüncü bölüm ailenin soyağacına ve özel hatıralara ayrılmıştır.
İştip ve Köprülünün tanınmış şahsiyetlerinin tanıtımının yapıldığı özel bölümü Türkiye’de Balkanlarla ilgilenmek için kurulan sivil toplum örgütlerinin adreslerinin verildiği bir başka bölüm izliyor.
Hatıratlar birinci elden kaynak niteliğindedirler. Balkanlarda hali hazırda yaşayan asırlık çınarlarımızı ve Balkan muhaciri olarak Türkiye’de yaşayan büyüklerimizi de hatıralarını yazmaya davet ediyorum… Bunun millî ve insanî bir görev olduğunu da hatırlatmama müsaade edin...
Yrd. Doç. Dr. Zeki GÜREL
Balkan Yazarlar Birliği Kurucu Üyesi
zekigurel@yahoo.com